YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3997
KARAR NO : 2015/10861
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2014
NUMARASI : 2012/6-2014/280
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/10/2014 tarih ve 2012/6-2014/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı satıcı HG Dekorasyon Ltd. Şti. arasında akdedilen 15/01/2011 tarihli sözleşmeye istinaden dava dışı satıcı şirkete 40.000,00 TL Barter çeki ve 40.000,00 TL müşteri çeki olmak üzere 80.000 TL’lik çek verildiğini, satıcı şirketin almış olduğu çeklere karşılık sözleşme uyarınca göndermesi gereken emtiaları göndermediğini ve göndermeyeceği beyan ederek sözleşme ile çekleri belirten teslim belgesini iptal ederek bu belgelerle birlikte çeklerin asıllarını da müvekkiline gönderildiğini belirttiğini, gelen evraklar ve belgeler içerisinde 40.000,00 TL’lik müşteri çeklerinin bulunmadığını, bunun üzerine her biri 10.000,00 TL olan işbu çeklerinin zayi nedeniyle iptali için dava açıldığını ve mahkemeden ödeme yasağı talep edildiğini, mahkemece 30/03/2011 tarihinde ödeme yasağı kararı verildiğini, müvekkili tarafından kararın davalı banka şubesine aynı tarihte teslim edildiğini, teslim anında tüm bilgilerin verildiğini ayrıca, çek hesabı sahibi yetkilisinin de gerek telefonla gerekse şubeye giderek durumu bildirdiğini, buna rağmen davalı bankanın ihmali ve kusuru sonucu tedbir kararı uygulanmayarak ödeme yasağı bulunan 31/03/2011 tarih, 1581908 no’lu, 10.000,00 TL bedelli çekin, ibraz eden davalı Meliha’ya ödendiğini, bunun üzerine mahkemece taraflarına istirdat davası açılması için süre verildiğini ve işbu davanın açıldığını, davalı bankaya kusurlu davranışları ile ödenen çek bedelinin, çek sahibinin hesabına ödenmesi için ihtarname de gönderildiğini, verilen cevabi ihtarnamede tedbir kararında hesap numarası yazmaması nedeniyle tedbirin uygulanamadığı bildirilmiş ise de, bunun teknik veriler karşısında basiretli bir yaklaşım olmadığını, çeki ibraz eden ve ödeme yasağına rağmen tahsil eden diğer davalı Meliha’nın da çeki iktisapta ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğunu, çekte düzenli ciro silsilesinin bulunmadığını, dava dışı M. Otomotiv Ltd. Şti. ‘ne ait cironun iptal edildiğini, iptal edilen cirodan yani, ciro silsilesi koptuktan sonra alta isim yazarak girmek suretiyle çekin iktisabının kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, davalı Meliha’nın iyiniyetli hamil olmayıp, dava dışı HG Dekorasyon Ltd. Şti. aleyhine açılan menfi tespit davasına ilişkin tedbir kararını bertaraf etmek için, gerçekte bir ticari ilişkiye dayanmayan, muvazaalı cirolar yaptığını, yaptırdığını ve sanki tedavül görmüş gibi, iyiniyetli hamil yaratma çabası içerisinde olduğunu, özellikle basiretli bir tacirin iptal edilmiş cirolu çeki iktisabı ağır kusurlu sayılacağından davalı Meliha’nın iyiniyetli olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, usul ekonomisi ilkesi gereğince, dava konusu çeki tahsil eden davalı Meliha’nın çeki iktisabında ağır kusurlu olup, müvekkilinin de çekin gerçek hamili olması nedeniyle çek bedeli olan 10.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle, davalı bankanın da ödeme yasağına rağmen çek bedelini ödemesi nedeniyle sorumlu olması ve her iki davalının sorumluluklarının müşterek ve müteselsil kabul edilmesini, eğer bu talep kabul görmezse öncelikle, davalı Meliha’dan tahsilini, davanın reddine ya da kabulüne rağmen çek bedelinin davalı Meliha’dan tahsil edilememesi halinde diğer davalı bankadan tazminat hakkı doğmuş olduğundan, tahsil edilemeyen miktar yönünden müvekkilinin oluşan tüm zararının davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, tedbir kararında belirtilen verilerle bankanın sistemine giriş yapılamadığını, yazıyı getiren kişiye de bu hususun açıklanarak hesap numarası bilgileri istenilmesine rağmen onun da bilmemesi nedeniyle kararın sisteme işlenemediğini, banka görevlileri tarafından tüm araştırmalara rağmen çekin bağlı bulunduğu hesap numarasının temin edilememesi üzerine 12/04/2011 tarihinde mahkemeye yazı yazılarak hesap numarası bilgilerinin istenildiğini ve mahkemeden bilgi alındığında hemen sisteme bilgilerin girildiğini ancak, mahkemeden anılan bilgiler gelmeden, tedbir kararının verildiği ertesi gün müvekkili bankanın İ./D. Şubesi’nden çekin ödememesinin yapıldığını, sorunun tümüyle teknik bir sorun olup, bilgi-veri eksikliğinden kaynaklandığını ayrıca, mücerret ödeme yasağına banka tarafından uyulmamasının çek bedelinin bankadan tahsiline imkan vermeyeceğini, bu nedenle bankadan tazminat talep hakkının doğmadığını çünkü, davacının henüz çek hamiline karşı açtığı davayı sonuçlandırıp, o davada çek bedelini tahsil imkanı bulunmadığını kanıtlayamadığından bu aşamada müvekkilinden tazminat talep edemeyeceğini, müvekkili yönünden davacı talebinin hukuken mümkün olmadığını zira, mahkemeden daha kararın verileceği aşamada gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan bir şarta bağlı olarak karar verilmesi istenilemeyeceği gibi, mahkemece de bu şekilde geleceğe yönelik şarta bağlı bir karar verilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava konusu çekin, davacının rızası ile, hukuki ilişki gereği elinden çıktığını, çekin temelindeki hukuki sebepten bağımsız mücerret bir ödeme aracı olup, davacının çeki verdiği lehtar ile arasındaki hukuki ihtilafların çek hamili üçüncü kişileri bağlamayacağını, keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği def’ilerin çek hamiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının mahkemeyi yanıltarak temin etmiş olduğu ödeme yasağı kararının usulsüz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava konusu çekin kargoda kaybolduğundan bahisle zayi nedeniyle iptal davası açtığı ve açılan davada ödeme yasağı kararı verilerek davalı bankaya bildirildiği, dava devam ederken zayi olduğu iddia edilen çekin yetkili hamil olan diğer davalı Meliha tarafından ibraz edilerek çek bedelinin tahsil edildiği, çek iptali davasında davacıya istirdat davası açmak üzere süre verildiği, işbu davanın bu nedenle açıldığı, davacının yetkili hamile karşı açtığı davada çekin gerçek yetkili hamili olduğunu, çeki kaybettiğini, çekin haksız şekilde hamilin eline geçtiğini ispatlaması gerektiği ancak, davacının bunu ispatlayamadığı gibi, bu durumu iddia dahi etmediği sadece, yetkili hamilin ödeme yasağını bildiğini ve buna rağmen çeki tahsil etmesi nedeniyle iyiniyetli olmadığını iddia ettiği yine, çekin bedelsiz kaldığını, yetkili hamilin çekin bedelsiz kaldığını bildiğini ve iyiniyetli olmadığını da iddia ve ispat etmediği, bu ndenle yetkili hamilden çek bedelinin istirdadını talep edemeyeceği, mücerret ödeme yasağının banka tarafından ihlalinin, çek bedelinin bankadan tahsili imkanını vermeyeceği, yetkili hamilden çek bedelinin istirdadı için açılan davanın kazanılması ve çek bedelinin bu karara rağmen tahsil edilememesi durumunda davacının zararının oluşacağı ve çek bedelini özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği iddia olunan davalı bankadan talep edilebileceği, çek bedelinin yetkili hamilden talep edilememesi nedeniyle davalı bankadan da talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.