YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14823
KARAR NO : 2015/10970
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2014
NUMARASI : 2013/214-2014/109
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2014 tarih ve 2013/214-2014/109 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/10/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av. İ.. B.. ile davacı vekili Av. B.. V.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının B. R. T. N. menşeli LPG ürününü gemiden satın aldıklarını, gemiye yüklenmiş olarak satın alınan 22.162.500 ton ürünün müvekkiline, 10.461.500 ton ürünün ise davalıya ait olduğunu, genelleştirilmiş preferanslar sistemi çerçevesinde tavizli gümrük oranlarından yararlanılması için preferans tanıyacak ülkelere yapılacak ihracatta özel bir menşe şahadetnamesi ( FORM – A) düzenlemesi gerektiğini, Türkiye’nin de bu kapsamda olduğunu, taşınan LPG nin tümü için 1 Form A Belgesi düzenlendiğini, davalının kendi ürünlerinin tonaj olarak daha az olması ve işlemlerinin K. P. İhtisas Gümrük Müdürlüğü nezdinde yürütülecek olması nedeni ile daha çabuk sonuçlanacağını belirttiğinden Form A belgesinin davalının gümrük işlerini yürüten gümrük müşavirine teslim edildiğini, davalının gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra Form A belgesinin davalıdan talep edildiğini, ancak davalının belgenin Gümrük Müdürlüğü’nden alınmadığını, alındığında iade edeceğini bildirdiğini, daha sonra da belgenin Gümrük Müdürlüğü’nde kaybolduğunu bildirdiğini, davalı tarafça belge aslının temini için K. P. Ürünleri İhtisas Gümrük Müdürlüğüne müracaatta bulunulduğunu, belge aslının Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü’ne gönderildiği bildirilmekle buradan talep edildiğini ancak her iki müdürlükte de bulunmadığının saptandığını, bunun üzerine davalı tarafça 05/11/2010 tarihinde müracaat ile yetkili makamlarca D. suretinin düzenlemesi için zayi olduğuna dair yazı verilmesinin talep edilmesi üzerine P. Ürünleri İhtisas Gümrük Müdürlüğü tarafından 06/12/2010 tarihli yazı ile Form A belge aslının beyanname ekinde olmadığının bildirildiğini, müvekkili tarafından gümrük işlemlerinin yürütülmesi adına işlemlerin başlatıldığını, ancak Form A belgesi aslının ibrazı zorunlu olduğundan işlemlere devam edilemediğini, davalının belgenin zayi edildiğine dair gazete ilanı verdiğini, söz konusu belgenin davalı veya davalının görevlendirdiği gümrük müşaviri tarafından kaybedildiğini ve müvekkilinin bu yüzden 178.441,71 TL + KDV fazla vergi ödemek zorunda kaldığını, zararın telafisi için davalıya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalının kusuru nedeni ile müvekkilinin uğradığı 178.441,71 TL + KDV zararın ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olan Form A belgesinin müvekkiline yahut müvekkilinin gümrük müşavirine teslim edilmediğini, belge aslının gümrük idaresinde zayi olduğunu müvekkili şirket için Form A belgesinin gümrük idaresine sunularak işlemler tamamlanıp vergi iadesinin sağlandığını ancak belgenin müvekkiline yada gümrük müşavirine teslim edilmeyip dosyada muhafaza edildiğini, belgenin geri teslim edildiğine dair belge sunulmadığını, söz konusu belgenin müvekkili tarafından zayi edilmediğini, müvekkilinin Form A belgesinin kaybedilmesinde hiçbir sorumluluk ve yükümlülüğünün bulunmadığını, savunarak, davanın husumet, yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça kullanılan ve davacıya teslim edilemeyen Form A belgesinin aslının bulunmamasından dolayı davacının ödediği 178.441,71 TL gümrük vergisini geri alamadığı, bundan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalı kendisini vekille temsil ettirmesine ve mahkemece de davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükme 9 nci madde olarak “1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine ve kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.