Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/9324 E. 2015/17435 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9324
KARAR NO : 2015/17435
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

MAHKEMESİ : Denizli 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2012/45-2014/72

N.. S.. ile S.. A.. aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair Denizli 1. Aile Mahkemesi’nden verilen 04.02.2014 gün ve 45/72 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, evlilik birliği içinde alınan arsa ve meskenin davalı koca adına tescil edildiğini, taşınmazların edinilmesine çalışarak katkısının bulunduğunu, yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu meskeni 1994 yılında belediyenin sosyal konutlarına başvurarak aldığını; arsanın da annesine ait taşınmazın satışından elde edilen para ile alındığını, davacının katkısının olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların edinilmiş mal olduğu gerekçesiyle 38.097.50 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Eşler, 18.03.1981 tarihinde evlenmiş, 02.12.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM m. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179). Davacı vekili 29.01.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını artırmış, aynı gün ıslah harcını da yatırmıştır. Islah dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden 04.02.2014 tarihli oturumda tahkikat tamamlanarak dosya karara bağlanmıştır. Böylece davalı ıslah dilekçesine karşı cevap hakkını kullanamamıştır. Bu durum davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırı olmuş, hükmün diğer temyiz sebepleri incelenmeksizin bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’ııun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 650,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.