Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/13959 E. 2015/28380 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13959
KARAR NO : 2015/28380
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

Tebliğname No : 3 – 2013/337456
MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2013
NUMARASI : 2013/39 (E) ve 2013/402 (K)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, Ancak;
1) Sanığın tekerrüre esas alınan elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan önceki mahkûmiyetine ilişkin ceza hükmü ile ilgili olarak 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 2/2. maddesi ile “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar” hükmünün getirilmesi karşısında, mahkemesinden sorularak sonucuna göre tekerrür hususunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirine ilişkin sürenin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesi,
3) TCK’nin 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun TCK’nin 53/3.maddesi uyarınca kendi alt soyu bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.