YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5120
KARAR NO : 2015/46133
KARAR TARİHİ : 16.12.2015
Tebliğname No : 6 – 2014/262595
MAHKEMESİ : İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2013
NUMARASI : 2011/261 (E) ve 2013/559 (K)
SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar S.. Ö.. ve A.. D.. savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık S.. Ö..’ın katılana yönelik gerçekleştirdiği yağma suçu yönüyle duruşmalı adı geçen sanığın aynı katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile, sanıklar N.. K.., H.. D.., B.. İ.., Z.. K.., M.. K.., H.. E.. ve A.. D.. hakkında katılana yönelik yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından dosya üzerinden yapılan inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda,
Sanık A.. D.. savunmanının süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318.maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Sanıklar N.. K.., H.. D.., B.. İ.., Z.. K.., H.. E.. ve A.. D.. hakkında yağma, sanıklar N.. K.. ve A.. D.. hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, ancak TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde kendi altsoyları üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gezete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1. maddesi uygulanırken (b) bendinde yazılı “seçme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile 53/2. maddesi uygulanırken sözü geçen bentte yazılı “seçme ve seçilme ehliyetinden” sözcüklerinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar N.. K.., H.. D.., B.. İ.., Z.. K.., H.. E.. ve A.. D.. savunmanları ile sanıklar N.. K.., A.. D.. ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı “seçme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” yoksun bırakılmalarına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddede yazılı (a, c, d ve e) bendlerinde belirtilen haklar ile (b) bendinde yazılı “diğer siyasi hakları kullanmak” hakkını cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kullanamamalarına; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise, anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklardan S.. Ö.. hakkında yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık M.. K.. hakkında yağma, sanıklar Z.. K.. ile B.. İ.. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1-Sanık M.. K..’nın hükümden sonra 09.06.2015 tarihinde öldüğünün UYAP sisteminden alınan sanığa ait nüfus kaydından anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi gereğince değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2- Sanık S.. Ö..’ın alınan savunmasında, olay tarihinden önce kendisine ait kimliği kaybettiğini, 28.06.2006 tarihli ifadenin kendisine ait olmadığını iddia edip ileri sürdüğü, sanığın arkadaşı olan diğer sanıklarında kendilerine gerçek kimlik bilgileri ile gösterilen kişinin sanık olmadığı yönündeki anlatımları ile desteklenen sanık S.. Ö.. kimlik bilgilerini kullanan kişi ile sanığın fotoğraf karşılaştırılmasının yapıldığı kriminal raporunda sanığa “mümkün derecede” benzediği yönündeki tespit göz önüne alındığında, sanığın gerçek kimlik bilgilerinin her türlü şüpheden uzak şekilde tespitinin sağlanması için adı geçen sanığın kimlik bilgilerini kullandığı iddia edilen kişinin gözaltı ve tutuklama işlemleri sırasında alınan parmak izleri ile sanık S.. Ö..’ın parmak izlerinin mukayesesi yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
3- a) Katılan M.. Y..’nin 10.04.2008 tarihinde öldüğü bu tarihe kadar tespit edilen ayrıntılı tek anlatımının ise; 25.03.2006 tarihli emniyet ifadesinin olduğu aynı tarihli beyanlarında özetle;
“ … bu tarihten yaklaşık iki hafta kadar önce sanık Zülküf ile yanında tanımadığı birisi yeşil gözlü, diğeri ise gözlüklü iki kişi ile birlikte evine geldiklerini kendisine Bornova’da bulunan evini gösterdiklerini burayı fuhuş yapılmak üzere çalıştırmasını istediğini ancak kendisinin kabul etmediğini, bunun üzerine silah göstermek sureti ile iki gün bu evde zorla tuttuklarını, teklifi kabul etmesi üzerine kendisini serbest bıraktıklarını..” ifade ettiği,
Aynı tarihli teşhis tutanağında sanık Zülküf’ü “iki hafta önce kendisini Bornova’daki evine götürüp darp edip himayesine aldığını, artık evin kendisine çalışacağını söyleyen kişi” olarak teşhis ettiği,
Ancak; bu eylem sırasında sanık Zülküf’ün yanında olan ve teşhis grubu içinde bulunan sanıklardan “ Selman ve Barış’a” yönelik bu eylemle ilgili herhangi bir teşhis işleminin bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar Selman ve Barış’ın üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı gözetilmeden sanıkların müsnet suçtan beraati yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b) Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıklar Zülküf, Barış ve Selman hakkında uygulama olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 43/1.maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar M.. K.., Z.. K.., B.. İ.., S.. Ö.. savunmanları ile sanık M.. K..’nın temyiz dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle kısman isteme uygun olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 16.12.2015 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı katıldığı oturumda, sanık S.. Ö.. ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.