Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/2943 E. 2015/2416 K. 18.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2943
KARAR NO : 2015/2416
KARAR TARİHİ : 18.02.2015

MAHKEMESİ : SERİK 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2013
NUMARASI : 2013/251-2013/120

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden maliki oldukları 1268, 1273, 1269 ve 1272 parsel sayılı taşınmazların davalılar tarafından 2008 yılının Ekim ayından itibaren ihtara rağmen haksız olarak kullanıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, kira ilişkisine dayalı olarak taşınmazları kullandıklarını, haksız işgalci olmadıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların uzun süredir kira ilişkisine dayalı olarak kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi …………. raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, kayden davacılar adına olan çekişme konusu taşınmazların uzun süredir kira ilişkisine dayalı olarak kullanıldığı benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 3.40.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 18.02.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

-KARŞI OY-

Davacı,davalının taşınmaza el atmasının önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, taşınmazda kiracı olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Yargılama sonucunda taraflar arasında kira sözleşmesinin halen devam ettiği, el atmanın haksız olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında öncesinde kira sözleşmesi olduğu davacının kabulünde olduğu gibi davalı da savunmasını sözleşmenin halen ayakta olduğuna dayandırmış mahkeme de kira sözleşmesinin varlığını kabul etmiştir.

./..

-2-

Taraflar arasındaki uyuşmazlık tektir. Bu uyuşmazlık ise davacıların maliki olduğu taşınmaza yapılan müdahalenin haklı olup olmadığıdır.
Görev kamu düzenini ilgilendirir. Bu nedenle hakim görevli mahkemeyi resen belirlemeli uyuşmazlığın çözümü mahkemenin görevine girmiyorsa görevsizlik kararı vermelidir.
Davacı her ne kadar davasını fuzuli işgal nedeniyle müdahalenin meni davası olarak açmış ise de HMK 33. maddede belirtildiği üzere “Hakim, Türk hukukunu res’en uygular.” ilkesi gereğince “olayların anlatımı taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir” bu nedenle hakim hukuki nitelendirmeyi doğru olarak yapmalı uyuşmazlığın niteliğini belirledikten sonra yine HMK 2 ve 4. maddeleri gereğince uyuşmazlığın çözümünde görevli değilse görevsizlik kararı vermelidir. Görevsiz mahkeme dosyanın esasına girerek davanın esastan reddine karar veremez.
Ayrıca taraflar arasındaki bir tek uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi sonucunda mahkemenin görevli olmaması üzerine görevsizlik kararı yerine davanın esastan reddi yoluna gidilmesi durumunda davacı bir kez de görevli mahkemede aynı davayı açacak bu da “usul ekenomisine” uygun olmayacak, HMK 331/2. maddede belirtilenin aksine davacı iki kez vekalet ücreti ve yargılama gideri ödemek zorunda kalacaktır.
Somut olaya gelince; hakim hukuki nitelendirmeyi doğru olarak yapmış ne varki sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesi gerekirken davanın esastan reddine karar vermiştir. Yanılgılı olarak verilen bu kararın onanması yönündeki çoğunluk görüşüne yukarıdaki gerekçelerle katılmıyorum.