Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/2985 E. 2015/2427 K. 18.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2985
KARAR NO : 2015/2427
KARAR TARİHİ : 18.02.2015

MAHKEMESİ : ÖDEMİŞ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2013
NUMARASI : 2012/440-2013/656
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ………..’nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki bulunduğu 772 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne komşu parsel maliki davalının kullanmak ve kazıklar dikmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, iddiaların yerinde olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatma olgusunun sabit olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 772 parsel sayılı taşınmazın davacı adına, komşu parselin ise davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının daha önce açtığı Beydağı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/16 Değişik İş sayılı tespit davasında, çekişmeli yerde keşif yapılmış, düzenlenen rapor ve krokide davalının 400.85 m²lik yere elattığı belirlenmiş olmasına karşın, daha sonra açılan eldeki davada yapılan keşfe müteakip tanzim edilen raporda davacının taşınmazına bir taşma olmadığı bilirkişilerce ifade edilmiş ve bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Bu durumda, çelişkili olarak düzenlenen raporlar arasındaki aykırılık giderilmeden sonuca gidilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, üç kişilik kadastro mühendisi veya kadastro fen memuru sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişilerle yerinde yeniden keşif yapılarak dava konusu yerin kapsamının açıkca belirlenmesi, önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetli değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.