YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11070
KARAR NO : 2015/7995
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ : İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2014/351-2014/632
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2011 başlangıç tarihli ve altı yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. Maddesinde herhangi bir kira bedelinin süresinde ödenmemesi halinde ödemede gecikilen her ay için muaccel kira parasının aylık % 5’u oranında temerrüt faizinin tahsil edileceği düzenlenmiştir. Davacı kiraya veren tarafından davalı kiracı şirket ve müteselsil kefil aleyhine başlatılan icra takibinde 2013 Aralık ile 2014 Ocak, Şubat ve Mart ayları kirasının tahsili istenmiştir. Davalı kiracı ve kefilin takibe yasal süresi içinde itiraz etmesi üzerine açılan işbu davada mahkemece, davalı kiracı şirket hakkında, 6098 Sayılı TBK gereğince davacının yasal faiz talep edebileceği gerekçesi ile yıllık %9 faiz üzerinden davanın kısmen kabulüne, davalı kefil yönünden ise; 1. yıl sonrası aylık kiranın ne kadar olacağı belli olmadığından kefil yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin kefil G.. A..’e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı ile kiracı şirket arasında düzenlenen 01.01.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi altı yıl süreli olup, davalı G.. A.. bu sözleşmeyi müteselsil kefil, garantör sıfatıyla imzalamıştır. Davalı kefilin imza inkarı bulunmamaktadır. Bu durumda 01.01.2011 başlangıç tarihli ve altı yıl süreli kira sözleşmesi geçerlidir, tarafları ve kefili bağlar. Müteselsil kefilin sorumluluğu da sözleşme süresi ile sınırlıdır. Davalı kiralayan tarafından başlatılan İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2011/6635 esas sayılı icra takip dosyasında kira sözleşmesinin 3 ve 4. yılındaki 2013 Aralık ile 2014 Ocak, Şubat ve Mart ayları kira paralarının tahsili talep edilmiş olup, sözleşmedeki artış oranı dolayısıyla kira paraları belli ve muayyendir. Davalı kefil altı yıllık kira sözleşmesinin süresi boyunca tüm kiralardan sorumlu olup, Mahkemece davanın kefil yönünden de kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
3- Davacı vekilinin aylık %5 gecikme faizi uygulanması gerekeceğine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 Sayılı Kanun’un 7. maddesinde Türk Borçlar Kanunu’nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddelerinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi gereğince, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir.
Bununla birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 8/1 maddesinde “ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir” 4/1. maddesinde “Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır”, düzenlemeleri bulunmaktadır. Olayımızda davalı taraf tacir olup, davanın sebebini oluşturan taşınmazda da davalının ticari faaliyetinde kullanmak üzere kiralanmıştır. Davalı tacir olup sözleşme ile faiz oranı serbestçe kararlaştırılabilir. Bu nedenle taraflarca serbest irade ile kararlaştırılmış faiz oranı üzerinden faizin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 06/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.