Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/20854 E. 2015/28863 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20854
KARAR NO : 2015/28863
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

Tebliğname No : KD – 2013/74587
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2012
NUMARASI : 2010/713 (E) ve 2012/1150 (K)

Dairemizin 05.05.2015 tarih 2014/30728 esas 2015/15719 karar sayılı dosyasının kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet.Başsavcılığı tarafından 30/09/2015 tarih 3 – 2013/74587 sayılı itiraz talebi ile “Neticesi sebebiyle ağırlaşan kasten yaralama suçuna azmettirme” suçundan sanık Y.. G.. hakkında yapılan yargılama sonunda sanığın CMK’nin 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/12/2012 gün ve 2010/713 esas, 2012/1150 karar sayılı kararı katılan C.. M.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hükmü inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 05/05/2015 gün ve 2014/30728 esas, 2015/15719 karar sayılı kararı ile “a) Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 87/2-b-son maddesinde öngörülen nitelikli yaralama suçunun alt sınırının 8 yıl hapis cezasını gerektirmesi karşısında; dosyaya sunulan vekaletnamelerde sanık Yunus’un vekaletinin bulunmadığı gibi sanığa zorunlu müdafii de tayin edilmediği, bu eksikliğe rağmen yargılamaya devam edilerek sanığın savunmasının alınarak bilahare mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, b) Sanıklar Ersin ve Atakan hakkında, TCK’nin 86/3-e maddesinin tatbiki ile bulunan 4 sene 6 ay hapis cezasında TCK’nin 87/2-b maddesince 2 kat arttırım ile uygulama yapılırken 12 sene 18 ay yerine 8 sene 12 ay hapis cezası hesaplanarak ve bu miktar üzerinden hesaplama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi” gerekçelerine istinaden “diğer yönleri incelenmeksizin” bozulmasına oy birliği ile karar vermiştir. İtirazın konusu yerel mahkeme hükmü ve Yüksek Daire’nin bozma gerekçelerinin uyumsuz olduğuna dairdir. Katılanın bir araç satışından kaynaklanan borcunu ödememesi nedeniyle yapılan bir telefon görüşmesi sırasında alacaklılardan sanık Y.. G.. ve haklarında kurulan hüküm Yüksek Daire’ce bozulan ve itiraz kapsamı dışında kalan diğer sanıklar tarafından duyulacak şekilde alacaklı sanıklara hakaret eden katılanla sanıklar arasında bu nedenle oluşan husumet sonucunda diğer sanıkların olay günü karşılaştıkları katılanı biber gazı sıkarak etkisiz hale getirdikten sonra sopa ile darp ederek yüzde sabit ize ve organ (sağ göz) kaybına neden olacak şekilde yaraladıkları olayda, sanık Y.. G..’in iş ortağı:
olan diğer sanıkları azmettirdiği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır. Sanık Y.. G..’in diğer sanıkları eyleme azmettirdiğine dair katılanın babası olan tanık Hasan Mağden’in başkaca tarafsız tanık veya somut delille desteklenmeyen soyut anlatımlarından başka bir delil bulunmadığı olayda sanık hakkında CMK’nin 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. Ancak temyiz incelemesinde sanık mahkum olmuş gibi değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar sanığa atılı suç için öngörülen ceza miktarının TCK’nin 87/2-b-son maddesi gereğince 8 yıl hapis cezasından az olamayacağı gözetilerek sanığın CMK’nin 150/2 maddesi gereğince bir müdafi tarafından temsil edilmesinde zorunluluk olduğu halde müdafi bulundurulmaksızın yargılama yapılarak savunmasının alınmış olması ve hüküm kurulmuş olması yasaya aykırı ise de, beraat eden sanık hakkında sırf bu nedenle aleyhine bozma yapılamayacağı, 1412 sayılı CMUK’un 309. maddesinin, sanığın lehine konulan hukuk kurallarının ihlalinin, sanık aleyhine kararın bozdurulması için Cumhuriyet savcısına hak vermeyeceğine dair hükmünün kıyasen uygulanması ile katılan vekilinin temyizi nedeniyle sanık aleyhine olacak şekilde, beraat hükmünün bozulmasına olanak bulunmadığı düşünülmüştür.İkinci bozma nedeni de temyizen incelenen hükümle uyumlu değildir. Zira yerel mahkemece kurulan hüküm beraat olduğu halde bozma bir mahkumiyet hükmüne yöneliktir. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına itiraz etmek gerekmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere;”Neticesi sebebiyle ağırlaşan kasten yaralama suçuna azmettirme” suçundan sanık Y.. G..’in beraatine dair Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/12/2012 gün ve 2010/713 esas, 2012/1150 karar sayılı kararının bozulmasına dair Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 05/05/2015 gün ve 2014/30728 esas, 2015/15719 karar sayılı kararının KALDIRILMASI, hükmün ONANMASI, itiraz yerinde görülmez ise itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na TEVDİİ, itirazen arz ve talep olunur” talebiyle 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2-Dairemizin 05.05.2015 tarih 2014/30728 esas, 2015/15719 karar sayılı kararının sanık Y.. G.. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine ait 3.fıkrasının KALDIRILMASINA,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
3)Sanık Y.. G.. hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 20/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.