YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6642
KARAR NO : 2015/11087
KARAR TARİHİ : 27.10.2015
MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2015
NUMARASI : 2014/463-2015/46
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/01/2015 tarih ve 2014/463-2015/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Tübingen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 21.04.2010 tarih 2 O 307/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl hükmün tenfizine ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin davacının taleplerinden biri hakkında(unutma nedeniyle) olumlu veya olumsuz hiçbir karar vermemiş olması halinde davalı, davacının diğer taleplerinin kabulüne ilişkin olan hükmü temyiz ederse, Yargıtay, davalının temyiz itirazını reddederse, hükmü onamakla yetinir; davacının taleplerinden biri hakkında karar vermediğini bir bozma sebebi yapamaz. Bu halde davacı, birinci davada hakkında karar verilmeyen talebi için ikinci bir (yeni) dava açabilir.(Bkz Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, S.3122)
Somut olayda, davacı tarafça yabancı mahkemenin asıl kararı ile birlikte masraf tespit kararının da tenfizi talep edilmiş, mahkemece dava kabul edilmekle birlikte yalnızca asıl kararın tenfizine dair hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin talebi üzerine tavzih kararı verilerek kararın arkasına masraf kararının da tenfizine dair şerh düşülmüştür. Asıl karar ve tavzih kararını davalı vekili temyiz etmiş, Dairemizce, asıl karar onanmış, tavzih kararı ise tavzihle davalıya yüklenen borcun genişletilemeyeceği gibi tavzih usulüne de uyulmadığı gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozma öncesi hüküm kurulmayan masraf tespit kararı hakkında bozma sonrası tenfiz hükmü kurulması yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.