Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/5656 E. 2015/8283 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5656
KARAR NO : 2015/8283
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/10/2014
NUMARASI : 2013/900-2014/856

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 01.08.2012 tarihli, bir yıl süreli, aylık 1.900 TL bedelli kira sözleşmesine dayanarak 22.10.2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2013 yılı Eylül ve Ekim aylarından davalı kiracı tarafından ödenen 330′ ar TL düşüldükten sonra bakiye aylık 1.570’er TL den toplam 3.140 TL kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı itirazında ve savunmasında yine 01.08.2012 tarihli başka bir kira sözleşmesi sunarak bu kira sözleşmesine göre aylık kira bedelinin 330 TL olduğunu, bu miktar üzerinden takibe konu ayların kira bedellerini ödediğini, bu sözleşmenin vergi dairesine sunulduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece aylık kira bedelinin 330 TL olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve ödeme emrinde tanınan yasal otuz günlük süre dolmadan dava açılmış olmasına göre davacının tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık aynı taşınmaz için düzenlenmiş 01/08/2012 başlangıç tarihli, aylık 1.900,00 TL ve ayni tarihli, aylık 330,00 TL bedelli kira sözleşmelerinden hangisine itibar edileceği noktasındadır. Davacı kiralananı 16.05.2013 tarihinde iktisap etmiş, eski malikle yapılan 01.08.2012 tarihli kira sözleşmesine dayanarak icra takibi yapmıştır. Davalı kiracı aynı tarihli ve 330 TL bedelli yeni bir kira sözleşmesi sunmuş ise de takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzasını davanın hiçbir aşamasında inkar etmemiştir. Öte yandan davalının sunduğu ikinci sözleşmede ilk sözleşmenin feshedildiği ya da sona erdirildiği yönünde bir şerh bulunmadığı gibi, ilk sözleşmenin yapılmasından sonra aylık kira parasının fahiş oranda 1900 ,00 TL den 330,00 TL ye indirilmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. Tüm bu var olan durum karşısında davalının dayandığı kira sözleşmesinin kira bedelini belirlemenin dışında başka bir nedenle düzenlendiği ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının dayandığı yüksek bedelli kira sözleşmesine değer verilmesi gerekir. Açıklanan bu nedenle uyuşmazlığın 01/08/2012 başlangıç tarihli ve aylık 1.900,00 TL bedelli kira sözleşmesi uyarınca çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün tahliye isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün alacağa yönelik bölümünün BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.