Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/14947 E. , 2021/2478 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/14947
Karar No : 2021/2478
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, davalı idare tarafından aleyhe olan kısımlarının dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Komiser yardımcısı unvanıyla görev yapan davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü 2014 Yılı Merkez Değerlendirme Kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucu, hakkında verilen “terfi etmez” kararının iptali ile yoksun kaldığı mali ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
…. İdare Mahkemesinin, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı özlük ve mali hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve 750,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine ilişkin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı, Danıştay Beşinci Dairesinin 15/01/2019 günlü, E:2016/20935, K:2019/317 sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmı sonucu itibarıyla onanmış, yoksun kalınan mali ve özlük hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi isteminin kabulüne yönelik kısmı ise bozulmuş, karar düzeltme istemi ise Danıştay Beşinci Dairesinin 02/07/2020 günlü, E:2020/453,K:2020/3097 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesinin … günlü, E:.., K:…. sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmış olduğu, ancak davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, davacının durumunun liyakat yönünden “yeniden” değerlendirilmesi ve bir üst rütbeye terfi edip etmeyeceği konusunda yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği, terfi edip etmeyeceği belli olmayan davacının, özlük hakkı kaybının varlığından şu an için söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının yoksun kalınan mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 144,95-TL yargılama giderinin yarısı olan 72,45-TL’nin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (A.A.Ü.T.) uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin temyiz ve karar düzeltme aşamasında yaptığı toplam 95,25-TL posta giderinin yarısı olan 47,65-TL’nin davacıdan alınarak ve A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareye verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2014 yılında bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirmeye alınan Komiser Yardımcıları için hazırlanan kıdem listesinde 120. sırada yer alan davacının, komiser rütbesine terfi durumunun 2014 yılı Değerlendirme Kurulunda görüşüldüğü ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan diğerlendirme sonucunda hakkında “terfi etmez” kararı verildiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, emsal nitelikte Danıştay kararları bulunduğu belirtilerek, Mahkeme kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ….
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca Dairemiz esasına alınan dosyanın, tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Mahkeme kararının esasına yönelik olarak;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararında davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği, söz konusu kararın Danıştay Beşinci Dairesinin 15/01/2019 günlü, E:2016/20935, K:2019/317 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının sonucu itibarıyla onandığı, yoksun kalınan mali ve özlük hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi isteminin kabulüne yönelik kısmının ise bozulduğu, bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararda, davacının yoksun kalınan mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 144,95-TL yargılama giderinin yarısı olan 72,45-TL’nin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (A.A.Ü.T.) uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin temyiz ve karar düzeltme aşamasında yaptığı toplam 95,25 TL posta giderinin yarısı olan 47,65 TL’nin davacıdan alınarak ve A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareye verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, hukuka uyarlık bulunmayan dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, söz konusu iptal kararının, davalı idarece tespit edilen hususlara göre davacının durumunun yeniden değerlendirilmesine yönelik olduğu ve davacının terfi edip etmeyeceğinin bu değerlendirme sonucunda belirleneceğinden, bu aşamada davacının özlük ve parasal hak kaybının varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kurulduğu anlaşılmakla, dava konusu parasal hak talebi hakkında “hukuka aykırılık” yolunda bir tespit yapılmadığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılarak, davalı idare lehine vekâlet ücretine karar verilmesinde ve davacı lehine ikinci kez vekâlet ücretine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan “144,95-TL yargılama giderinin yarısı olan 72,45-TL’nin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (A.A.Ü.T.) uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin temyiz ve karar düzeltme aşamasında yaptığı toplam 95,25-TL posta giderinin yarısı olan 47,65-TL’nin davacıdan alınarak ve A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareye verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına” ibaresinin, “144,95-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, temyiz aşamasında davalı idare tarafından yapılan 38,75-TL yargılama giderinin ve karar düzeltme aşamasında yapılan 56,50-TL yargılama giderinin yarısı olan 47,62-TL’nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan diğer yarısının davalı idare üzerinde bırakılmasına” şeklinde, kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile karar verilmesine yer olmadığı yolunda …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:…sayılı kararın ONANMASINA oybirliğiyle,
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:…. sayılı kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının “144,95-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, temyiz aşamasında davalı idare tarafından yapılan 38,75-TL yargılama giderinin ve karar düzeltme aşamasında yapılan 56,50-TL yargılama giderinin yarısı olan 47,62-TL’nln davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan diğer yarısının davalı idare üzerinde bırakılmasına” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla,
3. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinde; “1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelenmesinde incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, … İdare Mahkemesi tarafından verilen, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin ilk kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından kararın işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, yoksun kalınan parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi üzerine, anılan Mahkeme tarafından bu kez Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyularak verilen parasal hak istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda, davacı lehine yeniden ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından, davacı lehine ikinci kez ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.