YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6393
KARAR NO : 2015/11182
KARAR TARİHİ : 27.10.2015
MAHKEMESİ : SARAY (TEKİRDAĞ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/04/2012
NUMARASI : 2008/182-2012/114
Taraflar arasında görülen davada Saray (Tekirdağ) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/04/2012 tarih ve 2008/182-2012/114 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı Maliye Bakanlığı vekili Av. B. Ç.ve davalı TMSF vekili Av. C. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı E.. E..’in K. Kaynak Suları Ltd’nin gerçek ortağı olduğunu, hakkındaki icra takiplerinden kurtulmak için çalışanlarını, adamlarını ortak olarak gösterdiğini, TMSF’nin şirkete kayyım olarak atandığını, yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, K.Kaynak Suları Ltd’nin kuruluşunun muvazaalı olduğunun tespitini, davalılar adına olan şirket kaydının iptali ile davalı E.. E.. adına ticaret siciline tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı E.. E..’in şirkette ortaklık durumunun bulunmadığı, muvazaa hususunun ispatlanması gerektiği, TMSF’nun davada taraf sıfatının olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, davalı E.. E..’in K.Kaynak Suları Ltd’nin gerçek sahibi olduğunu, hakkındaki icra takiplerinden kurtulmak için çalışanlarını ve adamlarını ortak olarak gösterdiğini, yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalılar adına olan şirket kayıtlarının iptali ile davalı E.. E.. adına ticaret siciline tescilini talep etmiş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davada iddianın ileri sürülüş biçimine göre dava dışı K. Kaynak Suları Ltd’nin hukuku etkilenecek olup, anılan şirketin taraf olarak yer almadığı bir davada uyuşmazlığın çözülüp, sonuçlandırılması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa K. Kaynak Suları Ltd. hakkında dava açmak üzere mehil verilerek, dava açıldıktan sonra işbu dava dosyası ile birleştirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davada kendisini vekille temsil eden davalı A.. Y.. ve H.. Y.. yararına 97.589,84 TL nispi vekalet ücreti takdir edilmiş ise de, dava tarihinde yürürlükte olan HUMK’nun 179 ve sonradan yürürlüğe giren HMK’nun 119. maddesi uyarınca mamelek hukukundan doğan davalarda davacının dava dilekçesinde müddeabih değerini para olarak göstermesi zorunludur. Dava dilekçesinde değer gösterilmemiş ise bu değer mahkemece davacıya tespit ettirilir.
Somut olayda, dava dilekçesinde dava değeri gösterilmemiş olup, mahkemece davalı E.. E..’in davacıya olan vergi borcu üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa davanın değerini göstermesi için mehil verilerek, dava değerinin dava konusu hisselerin sermaye içindeki değeri ile sınırlı olduğu nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına buna göre vekalet ücreti takdir edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin TMSF dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.