YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12085
KARAR NO : 2015/8537
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2010/184-2014/296
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi ile davalının personeli için lojman olarak kullanılmak üzere müvekkiline ait taşınmazın kiralandığını, davalının yıllık kira bedeli 35.000 TL olmasına rağmen 25.000 TL ödeme yaptığını, 10.000 TL kira bedelinin ödenmediğini, ayrıca davalıya liste düzenlenerek demirbaş teslim edildiğini, 13/11/2009 tarihinde lojmanda düzenlenen tutanakla demirbaş listesine göre eksik olan malzemelerin ve hasarlı olan malzemelerin tespit edildiğini, yine sıhhı tesisat ve ıslak zemin hasarı bulunduğunu, ayrıca kapı, cam, çerçeve, duvarlar ve binadaki boya, badana, demir boyasında da hasarların olduğunu, Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/36 D. İş sayılı dosyasından 04/03/2010 tarihinde delil tespiti yapıldığını, zararın bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, söz konusu işyerinin kiralanamamasından kaynaklanan zarardan da davalının sorumlu olduğunu, hasarların giderilmesi için 1 aylık süreye ihtiyaç bulunduğunu, ayrıca sözleşmeye göre davalının ödemesi gereken elektrik su telefon, çevre temizlik vergisi paralarını da müvekkilinin ödediğini, belirterek 21.800-TL hasar bedeli, 10.000-TL ödenmeyen kira bedeli, 5.800-TL ödenmeyen elektrik, 1.000-TL su ve 384,00-TL telefon faturası, 226,00-TL çevre temizlik vergisi, 2.916,00-TL yoksun kalınan kira geliri olmak üzere toplam 42.126,00-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, delil tespitine ve bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, taraflarca eksiklikleri gösteren protokol düzenlenerek imza altına alındığını, bu tutanakta yer almayan ve fakat delil tespiti bilirkişi raporunda yer alan eksik ve ayıpları kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından belirlenen fiyatın çok yüksek olduğunu, amortisman düşülmediğini normal kullanım şartları sonucu eskiyen demirbaşların da hesaba katıldığını, kira borcunun bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 10.000-TL kira alacağının, 119-TL çevre temizlik vergisi için ödenen bedelin, 5.800-TL elektrik borcu için ödenen bedelin, 1.000-TL su borcu için ödenen bedelin, 384,00-TL telefon borcu için ödenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 17.522,50-TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalı vekilinin, hasar ve demirbaş noksanlığı nedeni ile hüküm altına alınan miktara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
Olayımıza gelince; Mahkemece davacının eksik demirbaş ve hasar bedeli olarak talep ettiği miktar kısmen kabul edilerek 17.522,50 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de bu bedelin ne şekilde belirlendiği açıklanmamıştır. Her ne kadar hükmün gerekçesinde yargılama sırasında 06.12.2010 tarihli bilirkişi raporu ve 31.10.2013 tarihli bilirkişi ek raporunun alındığı belirtilmiş ise de her iki bilirkişi raporunda belirlenen hasar bedeli ile mahkemece hükmedilen miktar arasında farklılık bulunduğu görülmüştür. Mahkeme kararlarının gerekçesinin, dosya içeriğine uygun ve hüküm fıkrasını açıklar nitelikte olması gerekir. Hor kullanım ve eksik demirbaş bedeline ilişkin verilen hüküm belirtilen niteliklere uygun bulunmadığından ve mahkemece hangi hususların noksanlık veya hor kullanım bedeli olarak kabul edildiği anlaşılamadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.