YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3890
KARAR NO : 2015/11196
KARAR TARİHİ : 28.10.2015
MAHKEMESİ : AYDINCIK(MERSİN) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2014
NUMARASI : 2014/7-2014/84
Taraflar arasında görülen davada Aydıncık(Mersin) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2014 tarih ve 2014/7-2014/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalılardan H.. A..’ın diğer davalılardan A.. K.. ortağı olduğunu, kooperatiften tarımsal kredi kullandığını, kredi için başkasına ait taşınmazı ipotek olarak gösterdiğini, ipotekle teminat altına alınan krediye müvekkilinin de kefil olduğunu, ancak kooperatif müdürünün daha sonra ipoteği fek ettiğini, davalı H.. A..’ın krediyi geri ödememesi nedeniyle alacaklı banka tarafından borçlu ve kefiller aleyhine başlatılan icra takibinde müvekkilinin kefil olarak 26.688,80 TL ödemek zorunda kaldığını, ipotek fek edilip taşınmaz da satılınca müvekkilinin borçludan alacağını tahsil imkanının da kalmadığını, hukuka aykırı ve kötü niyetli eylem ve işlemler sonucu müvekkilinin mağdur edildiğini ileri sürerek 13.066,08 TL ve 13.622,72 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren, 10.000 TL manevi tazminatın da son ödeme tarihi olan 19/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H.. A.. katıldığı ilk duruşmada; borcunu kabul ettiğini ancak ödeme gücünün olmadığını beyan etmiştir.
Davalı A.. K.. vekili ve davalı kooperatif vekili; davacının kredi borcunun kefili olarak ödenmeyen borçtan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kefil sıfatıyla icra dosyasına ödeme yaptığı, yaptığı ödemeyi asıl borçludan isteyebileceği ancak borçlu aciz veya ödeme güçlüğü içinde olmadıkça davacı kefilin alacaklı kooperatife başvurma hakkının bulunmadığı, davalı A.. K..’un da kooperatif müdürü sıfatıyla hareket ederek işlem yaptığından sorumluluğunun söz konusu olmadığı, davacının fek edilen ipotek nedeniyle borcu ödemek zorunda kalması nedeniyle manevi bir zararın doğmadığı gerekçesiyle davalı A.. K.. hakkında açılan davaların reddine, davalı A.. K.. hakkında açılan davaların reddine, davalı H.. A.. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi ile, 13.066,08 TL’nin 05/12/2011 tarihinden, 13.622,72 TL’nin 19/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı H.. A..’dan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.