Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/10143 E. 2015/8705 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10143
KARAR NO : 2015/8705
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2014
NUMARASI : 2013/166-2014/342

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, aylık kira bedelinin 01.01.2013 tarihinden itibaren net 2800 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ö. L.T.terekesine ait taşınmazda miraçılardan E. L.T. ile yapılan 01.07.2000 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, halen 1600 TL olarak ödenen aylık kira bedelinin rayiç kira bedellerinin çok altında kaldığını belirterek 01.01.2013 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin net 8000 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taşınmazın ilçe içindeki konumu, fiili hali ve imalat özellikleri, aynı vasıftaki taşınmazlardaki değerler ve kira getirileri, alt yapı hizmetlerinden faydalanma durumu, piyasa rayiçleri alım satım imkanları ile piyasadaki paranın alım gücü gibi etkenler dikkate alınmak suretiyle 01.01.2013 tarihinde başlayan kira dönemi için aylık kira bedelinin 3000 TL olabileceği belirtilmiştir.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca kira parasının tespitine karar verilirken öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, gerekirse böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.
Olayımıza gelince; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bildirilen kira bedelinin ne şekilde belirlendiği anlaşılamamaktadır. Bilirkişi raporunda resen emsal araştırması yapıldığına dair bir ifade bulunmadığı gibi davacı vekili tarafından sunulan emsal kira sözleşmesinin de değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda, taraf emsalleri değerlendirilerek gerekirse resen emsal araştırması yapılmak suretiyle hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bir şekilde bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.