Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1754 E. 2021/1450 K. 08.07.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1754 E.  ,  2021/1450 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1754
Karar No : 2021/1450

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası (… Şubesi)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 21/01/2021 tarih ve E:2018/5903, K:2021/244 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Urla İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, … ve .. sayılı parseller ile … ada, … ve … sayılı parsellere yönelik Özelleştirme Yüksek Kurulunun .. tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişiklikleri ile 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/01/2021 tarih ve E:2018/5903, K:2021/244 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile Dairelerinin E:2018/4740 sayılı dava dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda yer verilen tespitler ve anılan rapora yapılan itirazların birlikte değerlendirilmesinden;
Dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği bakımından;
Dava konusu alanın 16/11/2015 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında turizm tesis alanı olarak belirlenen bölgede, küçük bir kısmının “doğal sit alanı” sınırı içerisinde yer aldığı ileri sürülmüş ise de, Dairelerinin 14/11/2019 tarih ve E:2018/5903 sayılı ara kararına Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verilen cevapta, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısında; İzmir 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile uygun bulunan, 27/04/2018 tarih ve 76074 sayılı Bakanlık oluru ile onaylanan karar eki paftaya göre dava konusu taşınmazların “doğal sit alanı” dışında kaldığının bildirildiğinin görüldüğü,
Bilirkişi raporunda, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında dava konusu taşınmazların kısmen “doğal sit alanı” ve “orman alanı” gösterimli alanda kaldığı belirtilmiş olmakla beraber, Dairelerinin anılan ara kararına İzmir Orman İşletme Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı cevapta, söz konusu alanın kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları dışında kaldığının tespit edildiği, alanda yapılacak olan iş ve işlemlerle ilgili kurumlarınca herhangi bir sakıncanın bulunmadığı bilgisinin verildiği,
Ara kararı cevaplarına göre, uyuşmazlık konusu taşınmazların doğal sit alanı ve orman alanı niteliğinin bulunmadığı,
Ayrıca, dava konusu çevre düzeni planının Bakanlıkça hazırlanan çevre düzeni planı gibi değerlendirilmesinin söz konusu olmayacağı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’da belirlenen esasları gerçekleştirmeye yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca planlama yapılması amacıyla 3194 sayılı İmar Kanunu’nda düzenlemeler yapıldığı, bu bakımdan dava konusu imar planlarının kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği,
Dava konusu 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliklerinin her ikisi bakımından;
Bilirkişi raporunda, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planındaki “turizm tesis alanı” kararının, “kentsel gelişme alanı” olarak değiştirilmesinin anılan planların temel ilke ve stratejilerine aykırı olduğu, jeotermal kaynak potansiyeline sahip ve henüz yapılaşmaların yer almadığı bölgede turizm potansiyelinin hassasiyetle değerlendirilmesinin daha doğru bir planlama yaklaşımı olacağı tespitine yer verilmiş ise de; alt 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planlarında dava konusu alanın mineralli su kaynağı bulunan kısmının “günübirlik tesis alanı” olarak planlandığının anlaşıldığı, mineralli su kaynağının “günübirlik tesis alanı” kullanımında kalmasının, “kaplıca tesis alanı” kullanımına göre koruma-kullanma anlamında yararlanmayı öne çıkaran bir tercih olması nedeniyle turizm tesisi kullanımı lehine bir planlama yapıldığı,
Dava konusu 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği bakımından;
Bilirkişi raporunda, dava konusu plan değişiklikleri ile bölgeye ilave nüfus getirildiği ancak nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılmadığı gibi bölge bütününe hizmet eden “spor alanı”nın kaldırıldığı, “eğitim alanının” küçültüldüğü, “otopark alanı” ayrılmadığı, turizm-ticaret-konut alanı imar adalarında 10-12 metrelik taşıt yollarından ve 7 metrelik yaya yolundan 3 metre çekme mesafesi bırakıldığı belirtilmiş ise de; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’da belirlenen esasları gerçekleştirmeye yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca planlama yapılması amacıyla 3194 sayılı İmar Kanunu’nda düzenlemeler yapıldığı, bu bakımdan dava konusu imar planlarının kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği,
İmar planı değişikliklerinin kendi aralarında uyumlu ve üst ölçekli planlara uygun oldukları, toplam 115.918 m2’lik planlama alanının %47,64’üne karşılık gelen 55.739,77 m2’lik kısmının sosyal donatı ve teknik altyapı alanı (lise alanı, yol ve park alanı) olarak ayrıldığı, ayrıca mevcut imar planında dava konusu taşınmazların yakın çevresine 2 kat yapılaşma hakkı verildiği dikkate alındığında, dava konusu taşınmazlara tanınan 2 kat yapılaşma hakkının ve getirilen kullanım kararlarının çevre imar bütünlüğünü bozucu nitelikte olmadığı,
Sosyal donatı alanları ile teknik altyapı alanlarının tamamının dava konusu parselde ayrılmasının gerekli olmadığı, kaldı ki söz konusu eğitim alanının 10.297,36 m2 büyüklükte öngörüldüğü ve imar mevzuatı bakımından Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin meslek lisesi alanları için aradığı büyüklük koşulunu sağladığı,
Dava konusu alanda kısmen konumlanan Karapınar Deresinin yan koluna ilişkin gerekli tedbirlerin de alındığının anlaşıldığı,
Sonuç olarak; dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait olduğu, planlama yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu imar planı değişikliklerinin üst ölçekli planlara aykırılık oluşturmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 9. maddesinin ikinci fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme Yüksek Kurulunca yalnızca dava konusu parsel ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, çevresinde 2 katlı konut alanlarının bulunduğu bir alanda dava konusu uygulama imar planıyla taşınmazlara E:0.40, Yençok:2 Kat yapılaşma koşulları getirilerek çevreyle uyumlu yapılaşma şartları getirildiği, otopark ihtiyacının parsel içerisinde çözümlenebileceği, eğitim alanının standartları sağladığı, diğer taraftan dava konusu parselle sınırlı olarak yapılan bu değişikliğin sosyal ve teknik alt yapı dengesini etkileyecek nitelikte olmadığı, bu nedenlerle ayrıcalıklı haklar verilerek çevre imar bütünlüğünün bozulmadığının anlaşıldığı,
Bu durumda, dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu imar planı değişiklikleri ile önerilen yeni kullanım biçimine hangi hesaplama ile ihtiyaç duyulduğu ve bu ihtiyacın dava konusu parsellerde karşılanması gerekliliğine ilişkin herhangi bir bilimsel gerekçe veya açıklamaya plan açıklama raporunda yer verilmediği, bütün ölçeklerde gerçekleştirilen imar planı değişikliklerinin İmar Kanunu, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı olduğu, alanın çevresi ile ilişkisinin planlama yapılırken dikkate alınmadığı, kamusal alan olarak ayrılmış dava konusu taşınmazların imar planı değişikliğiyle değerlendirilerek satılmak istenildiği, yeni yoğunluk artırıcı fonksiyonlar verilmesinin kentsel gelişmeyi olumsuz etkileyeceği, ayrıcalıklı imar haklarının oluşturulduğu, dava konusu planların Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 23 ve 26. maddesindeki düzenlemelere de aykırı olduğu, Daire kararının bozularak dava konusu imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının, dava konularından 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 8 sayılı plan notuna ilişkin kısmının bozulmasına, anılan plan notunun iptaline; Daire kararının diğer kısımlarına yönelik temyiz isteminin ise reddi ile kararın bu kısımlarının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Mülkiyeti Hazineye ait, toplam 115.918,00 m2 yüzölçümlü, İzmir İli, Urla İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel ile … ada, … sayılı parsel Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile; … ada, … sayılı parsel ile … ada, … ve … sayılı parseller ise Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Dava konusu taşınmazların; Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan, 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişiklikleri ile “kentsel gelişme alanı”; 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile “ticaret + turizm + konut alanı”, “günübirlik tesis alanı”, “eğitim alanı”, “park alanı”, “kuru dere yatağı” ve “taşıt yolu” olarak belirlenmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihindeki halinde; “Nazım İmar Planı”, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları, göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; “Uygulama İmar Planı” ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan, olarak tanımlanmıştır.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde “Nazım İmar Planı”, mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan; aynı fıkranın (k) bendinde “Uygulama İmar Planı” ise, nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin “Uygulama imar planı” başlıklı 24. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Uygulama imar planlarında yapılaşma koşullarına ilişkin olarak; ayrık, bitişik, blok yapı nizamı ile Taban Alanı Kat Sayısı (TAKS), Kat Alanları Kat Sayısı (KAKS), emsal, bina yüksekliği, yapı yaklaşma mesafeleri belirlenir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Öte yandan, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyizen incelenen davanın reddi yolundaki Daire kararının, dava konularından 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 8 sayılı plan notu haricindeki kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyizen incelenen davanın reddi yolundaki Daire kararının, 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 8 sayılı plan notuna ilişkin kısmına gelince;
Anılan plan notunda, dava konularından 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği kapsamında, planlama sınırları içerisinde, “Eğitim Alanı (Lise Alanı)” kullanım kararı getirilen alanla ilgili; “Bu alanlardaki yapılaşma koşulları hazırlanacak avan projeye göre belirlenecektir.” hükmünün yer aldığı görülmektedir.
Daire tarafından E:2018/4740 sayılı dava dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda, anılan plan notuyla ilgili; “Dava konusu plan hükümleri ile dava konusu alanda eğitim kullanımına ilişkin yapılaşma koşullarının plan kararları ile belirlenebilecek iken avan projeye bırakılmış olmasının alandaki yapılaşma dengesini bozucu olabileceği değerlendirilmektedir.” görüşüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemeleri uyarınca, planla getirilen kullanım kararlarına ilişkin yapılaşma koşullarının (ayrık, bitişik, blok yapı nizamı ile Taban Alanı Kat Sayısı, Kat Alanları Kat Sayısı, emsal, bina yüksekliği, yapı yaklaşma mesafeleri), nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak hazırlanan uygulama imar planlarında düzenlenmesi gerektiği ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına dayanak teşkil eden nazım imar planlarında, uygulama imar planlarında düzenlenmesi zorunlu hususların düzenlenmemesi sonucunu doğuracak ilke ve esasların belirlenemeyeceği açıktır.
Bu nedenle, dava konularından 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği kapsamında “Eğitim Alanı (Lise Alanı)” kullanımına ayrılan alandaki yapılaşma koşullarını hazırlanacak avan projeye bırakan,1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 8 sayılı plan notunda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Daire kararının, 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 8 sayılı plan notuna ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen REDDİNE;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 21/01/2021 tarih ve E:2018/5903, K:2021/244 sayılı kararının, dava konularından 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 8 sayılı plan notu haricindeki kısımlarının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE;
4. Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 21/01/2021 tarih ve E:2018/5903, K:2021/244 sayılı kararının, dava konularından 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 8 sayılı plan notuna ilişkin kısmının BOZULMASINA,
5. Dava konularından 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 8 sayılı plan notunun İPTALİNE,
6. Dava sonucu itibarıyla kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan dava ve temyiz aşamasına ilişkin …-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; yargılama giderlerinin diğer kısmının davacı üzerinde bırakılmasına; onanan kısım yönünden Dairesince avukatlık ücretine hükmedildiğinden davalı idare lehine yeniden avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7. Posta gideri avansından artan tutarın istemi hâlinde davacıya iadesine,
8. Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
9. Kesin olarak, 08/07/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.