YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10338
KARAR NO : 2015/10352
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
MAHKEMESİ : Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/06/2015
NUMARASI : 2015/732-2015/774
Çocuk mallarının korunmasına ilişkin olarak açılan davada, Ankara Batı 3. Aile Mahkemesince yetkisizlik ve Çankırı 2. Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi ve Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medenî Kanununun 352 ve devamı maddeleri uyarınca açılan çocuk mallarının korunması istemine ilişkindir.
Ankara Batı 3. Aile Mahkemesince, yetkili mahkemenin Çankırı Aile Mahkemesi olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir
Çankırı 2. Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince, küçük İ.. T..’e Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile vasi atanmış olduğundan çocuk mallarına ilişkin taleplere bakma görevinin sulh hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise, 4787 sayılı Kanunun 6/2-c maddesi gereğince çocuk mallarının yönetimi ve korunmasına ilişkin kararların aile mahkemesinin görevi olduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4/1. maddesinde “Ana ve babadan birinin ölümü halinde nüfus memuru veya evliliğin mahkeme kararı ile sona ermesi halinde kararı veren mahkeme, sağ kalan veya velayet kendisine verilen eşin yerleşim yeri aile mahkemesine, yoksa Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirlediği mahkemeye durumu derhal bildirir. Mahkeme, belirleyeceği süre içinde, sağ kalan veya velayet kendisine verilen eşten çocuğun varsa, mal varlığının dökümünü gösteren bir defter vermesini ve bu mal varlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşecek önemli değişiklikleri de bildirmesini ister.” hükmüne yer verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 336/3. madesine göre “Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.”
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 6/2-c maddesi ile aile mahkemesinin “Çocuk mallarının yönetimi ve korunmasına İlişkin önlemleri almaya karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosya kapsamından, çocuğun babasının ölümü üzerine, Nüfus Müdürlüğünce küçüğün mallarının korunması istemi ile ihbarda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Çankırı 2. Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince, Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/369 E. – 752 K. sayılı kararı ile vasi tayin edildiği gerekçesi ile sulh mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de ihbar, çocuk mallarının korunması amacıyla yapıldığından mahkemece bu husus irdelenerek bir karar vermesi gerekmekte olup, çocuklara vasi tayin edilmesi hususu ayrı bir dava konusudur. Nitekim, Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/369 E. – 752 K. sayılı kararı ile, çocuk İ.. T..’ün anne ve babasının boşandıkları, babasının vefat ettiği küçüğün babaannesinin yanında yaşadığı, gerekçesi ile küçüğe Afife Temür’ün vasi olarak atandığı ve Afife Temür’ün vasilik görevini sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda, çocuk vesayet altına alınmakla, vesayet hukuku hükümleri uygulanacağından, diğer ifadeyle velayet sözkonusu olmadından ve vesayet kurumları vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince yönetileceğinden uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 03/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.