YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17777
KARAR NO : 2015/29538
KARAR TARİHİ : 26.11.2015
MAHKEMESİ : Bozdoğan İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/03/2015
NUMARASI : 2013/23-2015/11
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vasi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlu vasisinin ödeme emrinin kısıtlıya tebliğ edilmiş olması sebebi ile ödeme emrinin ve tebliğ işleminin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava ve takip ehliyeti, kişinin kendisinin veya temsilcisi aracılığıyla bir davada veya takipte usul veya takip işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek veya tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar bazı istisnai (kişiye sıkı surette bağlı haklarını kullanmada; TMK.nun 453, 462/7; TMK.nun 359, 455.maddelerindeki) hallerde dava ve takip ehliyetine sahiptirler. Bu durumlar dışında ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlıların dava ve takip ehliyeti yoktur. İstisnai haller dışındaki dava ve takiplerde kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar.
Somut olayda, Boszdoğan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 14.05.2013 tarih ve 2013/76-222 sayılı kararı ile borçlunun, varlığını kötü yönetmesi sebebi ile TMK.nun 406.maddesi gereğince vesayet altına alındığı, ödeme emrinin 22.05.2013 tarihinde kısıtlıya tebliğ edildiği görülmektedir.
Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, yukarıda açıklanan istisnai durumların varlığı iddia ve ispat edilmediğine göre, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden ve onun adına itiraz ve şikayet haklarını kullanacağından İİK.nun 61. maddesi kapsamında çıkarılan ödeme emrinin vasiye tebliği zorunludur. Bu husus, kamu düzenine ilişkin olup, her zaman ileri sürülebilir. Kaldı ki, daha önce vasiye çıkarılmış bir tebligat da bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, kısıtlıya yapılan ödeme emri tebliği işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçi vasinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.