Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/10540 E. 2015/10270 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10540
KARAR NO : 2015/10270
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2015
NUMARASI : 2015/294-2015/402

Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı 06.05.2014 tarihli dilekçe ile; alacakları sebebiyle davalılardan D.. Nakliyat Gıda Paz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti hakkında icra takibi yaptıklarını, davalılar arasında adi ortaklığın kurulu olduğunu, anılan adi ortaklığın Başbakanlık Toplu Konut İdaresinden alacaklı olduğunun belirlendiğini, icra dairesince davalılardan D.Nakliyat Gıda Paz. İnş. San. ve Tic.Ltd. Şti’nin adi ortaklıktaki hissesi ve tasfiye payı üzerine haciz konulmasına karar verildiğini, ancak tasfiye payı belirlenmeden adi ortaklardan birisinin borcundan kaynaklı adi ortaklığın üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulamayacağından, davalı şirketlerin adi ortaklıktaki tasfiye paylarının belirlenmesi, ortaklığın TOKİ idaresindeki hak ve alacaklarının yarı pay oranında ihtiyaten haczine karar verilmesi istemiyle Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, “…uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin olduğundan davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğu…” gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ise ; “…davanın her iki tarafınında tacir olduğu, davaya konu alacağında tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunduğundan davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu… ” gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. maddesinde “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda her iki tarafta tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğduğundan, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanunun 4. maddesindeki yasal düzenleme karşısında davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 03.11.2015 gününde oy birliği ile karar verildi.