YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11415
KARAR NO : 2015/28328
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
Tebliğname No : 11 – 2011/303218
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/02/2011
NUMARASI : 2010/300 (E) ve 2011/112 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
1-a) 28/07/2006 tarihli rapor aslı temin edilmeden fotokopi belge üzerinden dava açılmış olması ve dosya içerisinde belge aslının temin edildiğine ilişkin bir tespitin de bulunmaması karşısında, Üsküdar askerlik şubesinden suça konu belge aslı sorularak, var
ise temin edilerek inceleme yapılmadan fotokopi belge üzerinden,
b) Belgelerde sahtecilik suçlarında; aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olması nedeniyle, suça konu belgelerin celbi sağlanıp incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde
sahte belgelerin aslının dosya içerisine konulması, kararın gerekçe bölümünde aldatma yeteneğine sahip olup olmadığının tartışılması ve gerektiğinde belge üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri ve zaman aralığı birlikte dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde iki ayrı suçtan hüküm tesis edilmesi,
3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar
verilmesi,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken gösterilen gerekçelerde çelişkiye, zafiyete düşülmemesi gerektiği cihetle; suç tarihi itibariyle
engel geçmiş hükümlülüğü ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan sanık hakkında temel ceza alt sınırdan belirlenip ”Sanığın duruşmadaki iyi tutumu” gerekçesi ile TCK’nun 62. maddesi ile cezasından indirim yapıldığı halde, CMK’nun 231 ve TCK’nun 51. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin değerlendirmenin hatalı olarak birlikte yapılarak, ‘sanığın geçmişi ve olumsuz kişiliği’ değerlendirmesine neden olan faktörlerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.