Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/9298 E. 2015/10564 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9298
KARAR NO : 2015/10564
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/04/2015
NUMARASI : 2014/265-2015/159

Taraflar arasındaki davada İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, montaj tüm riskler sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesince, davanın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, her iki tarafında tacir olduğu ve davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Haksız fiîl 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş, tazminatın mahiyeti ve kapsamı hakkında çeşitli hükümlere yer verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1301. maddesi uyarınca, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, kusurlu olan davalılardan rücuan tahsiline ilişkindir.
TTK. m. 1301’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK’nın 1301. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/I-a maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı vekili, montaj tüm riskler sigorta poliçesi ile sigortalı Ceta Makine San.Tic. A.Ş. tarafından üstlenilen Batı Anadolu Çimento Bornova tesislerindeki “çimento öğütme ve paketleme tesisi” montajı projesinin vince ihtiyaç gösteren işlerinin davalılardan Sarayonü Vinç firmasına verildiğini, proje yürütülmekte iken montajı sırasında davalı Sarayözü personeli olan operatörün kullandığı DEMAG AC1600 vince bağlanarak, monte edilmek üzere kaldırıldığı sırada zarar meydana geldiğini hasar bedelinin sigortalıya ödendiğinini, kullanılan vinçteki imalat hatasından ve/veya bakım-tutum ve kontroldeki kusurdan kaynaklandığının anlaşıldığını, vincin sahibi ve davacı şirket sigortalısının yüklenicisi olan davalı Sarayözü Vinç Ltd.Şti. ve vincin imalatçısı olan Demay firmasının, meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuan tazminini talep etmektedir. Uyuşmazlık, haksız fiîlden kaynaklanmaktadır. Ancak, davacının sigorta şirketi, davalıların tacir ve dava dışı sigortalının da tacir olmasına göre, ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 05/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.