Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/13739 E. 2015/28567 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13739
KARAR NO : 2015/28567
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/52311
MAHKEMESİ : İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/11/2011
NUMARASI : 2011/175 (E) ve 2011/510 (K)
SUÇ : Özel belgede sahtecilik

Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, sanığın, kira sözleşmesinin kim tarafından yapıldığını ve imzalandığını bilmediği, abonelik sözleşmelerinin katılan tarafından imzalandığı savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer
vermeyecek biçimde tespiti bakımından, suça konu kira sözleşmesi, abonelik müracaat formları asılları dosya içerisine getirtilerek incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılıp ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulup; belgelerde yer alan yazı ve imzaların, sanığın veya katılanın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak; kira sözleşmesindeki kiraya veren olarak gözüken İ.. Ş..’in kira sözleşmesini kim ile düzenlediği hususunda beyanı alınıp; suçun sübutu halinde sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik ve Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet niteliğinde olduğu gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.09.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 08.09.2015 tarih,2013/13739 Es,2015/28567 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim.
Sanık A.. Ö.. nın katılan S.. Ö.. nın kimlik bilgilerini kullanarak gerçeğe aykırı kira sözleşmesi düzenleyip kullanarak birden fazla sabit telefon hattı ve internet aboneliği alması sebebiyle TCK’nun 207/1,43/1 maddeleriyle cezalandırılmasına dair İstanbul 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2011 gün ve 2011/175 Es,2011/510 Kr. Sayılı kararı (bozma kararında belirtilen eksik hususlar bir yana bırakılırsan niteleme olarak) usûl ve yasaya uygundur.
Çünkü 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun amacı “elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli
kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi”dir.
Yasanın kapsamı ise “ Elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi ve elektronik haberleşme alt yapı ve şebekesinin tesisi ve işletilmesi ile her türlü elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerinin imali, ithali, satışı, kurulması, işletilmesi, frekans dahil kıt
kaynakların planlaması ve tahsisi ile bu konulara ilişkin düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerinin yürütülmesi “ dir.
Dolayısıyla 5809 sayılı yasa elektronik haberleşme hizmeti veren gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetlerini düzenlemektedir. Aynı yasanın 56/4 maddesindeki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya
işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” şeklindeki yükümlülükte elektronik haberleşme hizmeti veren gerçek ve tüzel kişilerin sorumlu,yönetici ve çalışanlarını bağlamaktadır.
Bu kapsamda Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında hizmet alan gerçek kişilerin bu hizmeti alırken sahte belge kullanmaları ve düzenlemeleri halinde (kullanılan veya düzenlenen belgenin niteliğine göre) sahtecilik suçundan cezalandırılmaları gerekir.
Bu sebepten usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle sayın çoğunluk görüşüne muhalifim.08.09.2015