YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16479
KARAR NO : 2015/28312
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/46912
MAHKEMESİ : Ünye Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/11/2011
NUMARASI : 2011/168 (E) ve 2011/228 (K)
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” şeklinde düzenleme içermektedir.
Posta dağıtım görevlisi olan sanığın, katılan hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetim kararını içeren ilamın infazı için Ünye Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şubesince çıkarılan tebliğ evrakına, M.. K..’ün katılanın komşusu
olmamasına, muhtar imzası ve kaşesi yerine aynı zamanda … Köyü İçme Suyu Grup Birliği Başkanı olan F.. Ç..’in imza ve kaşesini kullanmasına rağmen “tevziat saatinde adresinde bulunmaması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu 21. madde uyarınca komşu M.. K..’e haber verildi, muhtara tebliğ edildi” yazması şeklinde gerçekleşen eyleminde, tebligatın o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edilmemesi nedeniyle açıkça geçersiz olması karşısında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, mahkemece incelenen suça konu belgenin iğfal kabiliyetinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılıp değerlendirilmesi, iğfal kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise sanığın eyleminin “görevi kötüye kullanma suçu” kapsamında kalıp kalmadığı hususunun karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.09.2015
gününde oybirliği ile karar verildi.