YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19408
KARAR NO : 2015/25313
KARAR TARİHİ : 23.12.2015
MAHKEMESİ : Cizre Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/04/2014
NUMARASI : 2013/24-2014/302
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1) Arsa vasfındaki dava konusu taşınmaza değer biçmeye esas alınan emsal satışın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m² değerlerine göre dava konusu taşınmazdan 3,7 kat değerli olduğu anlaşıldığı halde aynı değerde olduğundan bahisle değer biçilmesi nedeniyle rapor inandırıcı görülmemiştir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak taşınmaz ve emsal kabul edilen taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m² değerleri getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup taşınmazın emsal taşınmazlara üstünlük oranları da tartışılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) 6001 sayılı K.. M.. Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun uyarınca davalı idare harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.