Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3492 E. 2015/11260 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3492
KARAR NO : 2015/11260
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2014
NUMARASI : 2013/109-2014/568

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2014 tarih ve 2013/109-2014/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TMSF vekili ile davalı ING Bank A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19,292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y. Bank A.Ş.’nin B. Şubesi’ne 01/06/1999 tarihinde, 5.000,00 TL para yatırdığını, banka yöneticilerinin yönlendirmesi ile paranın off shore hesabına yatırılmasını kabul ettiğini, davalı bankaya el konulmasından sonra müvekkilinin parasının ödenmediğini ileri sürerek, 5.000,00 TL’nin 01/06/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ibraz ederek 9.063,00 TL’nin 31/08/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı TMSF vekili, husumet, yetki ve zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, off shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve off shore bankası nezdindeki mevduatlar için bir garantisinin bulunmadığını, davacının off shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, kayden transferin fiktif transfer olmadığını, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Davalı ING Bank A.Ş. vekili, husumet, zaman aşımı, yetki, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
İhbar olunan O.vekili, davanın asıl muhatap olan TMSF’ye tevcih edilmesini ve davanın reddini istemiştir.
Davalı A.. B.. davaya cevap vermemiş, davacı tarafından da bu davalı hakkında açılan dava atiye terk edilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Y. Bank A.Ş.’ye TMSF tarafından el konulmasından sonra S. ve O.’a devredildiği, O. hisselerinin 09/08/2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile O.’a, O.’dan da 18/06/2007 tarihli hisse satım sözleşmesi ile davalı ING Bank A.Ş.’ye devredildiğinden davalı TMSF’nin husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacı tarafından yatırılan mevduatın, davalı bankaya devredilen Yurtbank A.Ş.’nin kardeş şirketi olan Yurt Security Off Shore Ltd.’ye havale edilmekle, davalı ING Bank A.Ş. uhdesinde kaldığı gerekçesiyle, davalı A.. B.. hakkında açılan davanın geri alınıp, atiye terk edilmesi nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı TMSF hakkında açılan davanın HMK’nın 114/d ve 115/2 m. gereğince husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalı ING Bank A.Ş. yönünden ise, davanın kabulü ile, 9.063,00 TL’nin paranın havale edildiği 31/08/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TMSF vekili ile davalı ING Bank A.Ş. vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Mahkemece verilen karar her ne kadar davalı TMSF vekili tarafından da temyiz edilmiş ise de, hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı aleyhine verilmiş bir hüküm olmadığıdan davalının kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamakla, davalı TMSF vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Y. A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise S. A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile O.A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Y. A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TMSF vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ”davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 155,40 TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,” ibaresinin eklenmesine, 5. bentte yer alan ”…499,85 TL yargılama gideri ile peşin olarak alınan 155,40 TL harcın…” ibaresinin çıkarılması ile yerine ” …499,85 TL yargılama giderinin…” ibaresinin yazılmak sureti ile kararın davalı ING Bank A.Ş. yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, davalı TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasıma mahal olmadığına, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.