Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/12030 E. 2015/24447 K. 16.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12030
KARAR NO : 2015/24447
KARAR TARİHİ : 16.12.2015

MAHKEMESİ : Safranbolu Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/12/2014
NUMARASI : 2013/581-2014/707

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraflar ile fer’i müdahil vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince ve fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmaz malın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden zemine değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi, üzerinde bulunan ve taşınmaza kapama bahçe niteliği kazandırmayan ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1) Hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan ürünlerin verim miktarları hasat dönemi toptan kg. satış fiyatı ve üretim masraflarının denetime imkan verecek şekilde, açıkça gösterilmemesi ve 2013 yılı resmi verileri yerine 2014 yılı verilerin esas alınması suretiyle bedel tespit edilmesi,
2)Dava konusu taşınmaza kuru tarım arazisi olarak %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerektiği düşünülmeden % 6 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle eksik bedel tespit eden rapora göre karar verilmesi,
3)Tespit edilen kamulaştırma bedelinden,acele el koyma kararı ile tespit edilen bedelin mahsubundan sonra kalan fark bedelin ödenmesine karar verilmesi gerekirken,infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekilleri ile fer’i müdahil vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 16.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.