YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4434
KARAR NO : 2015/11252
KARAR TARİHİ : 28.10.2015
MAHKEMESİ : İZMİR 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2014
NUMARASI : 2014/341-2014/632
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2014 tarih ve 2014/341-2014/632 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Bankada bulunan müvekkili döviz hesabındaki paranın davalının özensizliği sonucu çekildiğini ileri sürerek, 49.200 Euro’nun 15/12/2005 tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaya herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, dava konusu olayın davacının ağır kusuru sonucu gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın dava konusu para çekme işleminde Bankacılık mevzuatına uygun şekilde hareket etmediği, müşterinin kimlik aslındaki fotoğrafı ile işlem yapmak isteyen kişiyi kontrol etmek ve imza kontrollerini yapmak şeklinde mevzuatın kendisine yüklediği görevlerini yerine getirirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, bu nedenle Mülka BK’nın 98/2 yollaması ile aynı Yasa’nın 44. m. hükmü gereğince zararın oluşumunda davacının da kusurun bulunduğu ve tazminattan kusuru oranında indirim yapılması gerektiği kuşkusuz ise de, tacir sıfatına haiz ve bir güven kurumu olan bankanın da mudilerden topladığı para ve diğer menkul değerleri saklama, işletme, iade ve ödemede gerekli dikkat ve özeni göstermekle sorumlu olduğu, davalının ödeme kuralları konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden oluşun zararda ağırlıklı kusurlu olmakla birlikte, davacının Türkiye’de hangi bankanın hangi şubesinde hesabı olduğu bilgisini 3. şahıslar ile paylaşarak ardından nüfus cüzdanını kaybetmesi, Alman makamlarına bu hususu bildirmesine rağmen bankaya bildirmemiş olması, durumu öğrendiği tarihten itibaren davacı iddiaları kapsamında suçun bankaca şüphe duyulan faillerin belirlenmesi konusunda davalı bankaya olayın açıklığa kavuşup, rücu hakkını kullanmasına yarayacak delillere ulaşmasını kısmen de olsa engel olması nedeniyle, meydana gelen olayda davalının %75, davacının ise %25 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 36.900 Euro’nun davalının temerrüde düşürüldüğü 30/11/2009 tarihinden itibaren Merkez Bankasınca dövize uygulanan faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait vadeli mevduat hesabındaki paranın davalı Banka tarafından hak sahibi olmayan kişiye ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece bozma öncesi verilen ilk kararda davacının ana parasının vade sonunda ulaştığı değer bulunarak davalının kusuru nispetinde bu meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiş ve tarafların temyizi üzerine Dairemizce davalının tüm temyiz itirazları reddedilmiş ve bu suretle vade sonundaki meblağa hükmedilmesi konusunda davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda, mahkemece davacının hesabındaki paranın vade sonunda ulaştığı değerin davalının kusuruna isabet eden kısmına hükmetmek gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.678,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Banka’dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.