Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/8835 E. 2015/10524 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8835
KARAR NO : 2015/10524
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 7. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 21/04/2015
NUMARASI : 2015/501 – 2015/556

Taraflar arasındaki davada Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk ve İstanbul 7. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ile yaptıkları gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı tarafından bir süre sonra Bakırköy 29. Noterliğinin 42920 sayılı ihtarname ile tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, kendilerinin üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiklerini, gerekli izinleri alarak inşaata başladıklarını belirterek davalı adına ön hazırlık işlemleri ve sözleşmenin ifası için yetki verilmesi gecikmeden doğan şimdilik 1000.-TL zararın davalıdan tazmini için asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır.
Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, “…Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 6502 sayılı Kanunun 3/L ve 73. maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu…” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
İstanbul 7. Tüketici Mahkemesi tarafından ise, “…kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kazanç ve getiri sağlama amacı taşıdığından, bu tür davalara bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğu…” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dava, taraflar arasındaki uyuşmazlık kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası ve tazminat istemlerine ilişkindir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanunun 3. maddesi (I) bendinde “gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan eser sözleşmelerini tüketici işlemi kapsamına almıştır. Kanunun 73/1. maddesi ise tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirlenmiştir.
6502 sayılı Kanunun 3. maddesi gerekçesinde eser sözleşmelerinin kanun kapsamına alınmasına herhangi bir açıklama getirilmemiştir. Ancak kanunun sistematiği nazara alındığında kanunda zikredilen eser sözleşmelerinden kastın; ticari ve mesleki olmayan amaçlarla, salt kişisel ihtiyaçları için kullanma ve tüketme amacıyla gerçek ve tüzel kişi ile tüketici arasında yapılan eser sözleşmeleri olduğu anlaşılmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri 818 sayılı BK’nın 155 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türüdür. Bu sözleşmelerin bir tarafı arsa sahibi diğer tarafı yüklenicidir. Bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin Tüketici Kanununda 3/k maddesindeki tüketici tanımına uymadığı anlaşılmaktadır.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi açısından güdülen amaç kullanmak için konut edilnmek değil arsasını değerlendirmektir. Bu nedenle arsa sahibinin arsa payı
karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü saikin 6502 sayılı Kanunda tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine konu işin üst düzey teknolojiyi gerektirmesi, sözleşme kapsamında taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmelerinin de bulunduğu nazara alındığında 6502 sayılı Kanunda kanun koyucunun salt kullanma ve tüketme amacına yönelik mutfak, dolap yaptırmak araç tamiri yapmak gibi dar kapsamlı eser sözleşmelerini kastettiği, arsa karşılığı inşaat sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir.
Bu durumda eldeki davada uyuşmazlık 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından, davanın HMK’nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 04/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.