YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3796
KARAR NO : 2015/10360
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
MAHKEMESİ : İzmir 6. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 08/01/2015
NUMARASI : 2014/827 – 2015/8
Taraflar arasındaki davada İzmir 7. Asliye Hukuk ve İzmir 6. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak, dava dışı yüklenici tarafından yapılıp, davacıya harici olarak düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satılan bağımsız bölümün tapusunun iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, davacının tüketici olduğu, uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi tarafından ise, davacının ticari şirket ve şirketlerin bütün ilişkilerinin ticari faaliyet olduğu, 6502 sayılı Kanunun aradığı anlamda tüketici olmadığı gerekçesiyle, karşı görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra Kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 3. maddesinde “mal; alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddî malları, hizmet; Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu ifade eder. Satıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Dosya kapsamından, davacı tarafından, davacı ile dava dışı şirket arasında harici olarak düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satılan bağımsız bölümün, arsa sahibi olan davalılarca tapusunun devredilmediği iddiasıyla, bağımsız bölümün tapusunun iptali ve adlarına tescilinin istendiği anlaşılmaktadır. Davanın yukarıda belirtilen niteliği, dava dilekçesinde, davacı tarafça aynı siteden iki adet başka bağımsız bölüm daha alındığı ve bunların tapuya tescilinin yapıldığı ve bu bağımsız bölümlerden birisinin de, davacı tarafça kiraya verildiğine ilişkin açıklaması birlikte değerlendirildiğinde, davacının 6502 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici” tanımına girmediği, konutun ticari veya mesleki amaçla satın alındığı, her ne kadar davacı şirket tacir ise de, davalıların gerçek kişi olup, tacir olmadıkları anlaşılmakla, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 03/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.