Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16506 E. 2015/21407 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16506
KARAR NO : 2015/21407
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin istem gibi mahalline İADESİNE,
II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinden bahisle cezadan attırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi olarak gösterilmesi gerekirken aynı Kanun’un 119/3-c maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanık… hakkında mağdur yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar hakkında katılan… a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
19/01/2015 tarihli iddianamenin başlık ve anlatım kısmına göre sanıklar hakkında 25-26/11/2014 tarihinde işlenen kablo hırsızlığı suçu nedeniyle kamu davasının açıldığı anlaşılmakla; mahkemece bu suç yönünden karar verilmemiş ise de zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüş; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı, oluşa, dosya içeriğine, yakalama tutanağına ve alınan savunmalara göre sanıkların hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacağından tebliğnamenin bozma düşüncesine katılınmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Dosya içeriğine, yakalama tutanağına ve alınan savunmalara göre, sanıkların olay tarihinde yanlarında yakalanamayan… varken, suça konu kabloların bulunduğu mevkiiye geldikleri, sanık gözcü olarak araçta beklediği, diğerlerinin de suça konu kabloları kesip yol kenarında rulo şeklinde hazırladıkları, daha sonra buradan ayrılarak Tortum-Uzundere karayolu üzerinde park ettikleri kamyoneti alıp kabloların yanına döndükleri ve kesmiş oldukları suça konu kabloları araca yüklerken kolluğun olay yerine gelmesiyle birlikte İlhan’ın kaçtığı, sanık suça konu kablolar ile birlikte yakalandığı ve 08/12/2012 tarihli görgü tespit tutanağına göre de sanıkların başından itibaren kolluk görevlileri tarafından takip edildiği anlaşılmakla, sanıkların belirtildiği şekilde gerçekleşen hırsızlık eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden sanıklar hakkında tamamlanmış hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi nedeniyle, suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayamlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca “yarı oranında” artırım yapılması gerekirken, sanıklar hakkında katılan …. ‘a ve mağdur yönelik gece vakti işlendiği anlaşılan hırsızlık suçlarında 1/4 oranında artırım yapılması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı, yukarıda da belirtildiği üzere sanıkların katılan Telekom’a yönelik gerçekleşen hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, sanık … hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılamayacağının gözetilmemesi,
4- Katılan kurum lehine hükmolunan vekalet ücretinin tahsil şeklinin kararda gösterilmemesi,
5- Mağdur yargılama aşamasında alınan beyanında, sanık babasının zararını karşıladığını ancak zararının tam olarak giderilmediğini beyan ettiği, 01/06/2015 havale tarihli dilekçesinde ise sanık şikayetçi olmadığını, tüm zararının yargılama aşamasında sanık yakınları tarafından giderildiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
6- Mala zarar verme suçunun tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli olarak öngörüldüğü, mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, mala zarar verme suçundan hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
7- Sanık … hakkında mağdur yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesi yerine aynı Kanun’un 142/1-a maddesi olarak, yine mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesi yerine aynı Kanun’un 154/1 maddesi olarak gösterilmesi,
8- Kabule göre de,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 ve 168/2 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 2 yıl 1 ay yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ve sanık temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, yeni kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.