YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5479
KARAR NO : 2015/10456
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
MAHKEMESİ : İzmir 8. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2015
NUMARASI : 2015/52-2015/82
Taraflar arasındaki davada İzmir 10. Asliye Hukuk ile İzmir 8. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davaya bakmakla tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Tüketici Mahkemesi ise, her iki tarafın da mesleki ve ticari amaçlarla hareket ettiği, bu yüzden tarafların “tüketici” sıfatına sahip olmadığı, uyuşmazlığın 4077 ve 6502 sayılı kanunlar kapsamına girmediği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi; Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi; Tüketici işlemi ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi, ifade eder.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davacının sorumlu müdürü olduğu bar’ın dekorasyon işlerini yapmak için davalılardan N.. B.. ile eser sözleşmesi yaptığını, davalıya bu iş karşılığında para ödediğini, ancak davalı tarafından işin yerine getirilmediği ve ödenen paranın iade edilmediği iddiasıyla alacağın tahsili için başlattığını, icra takibine yapılan vaki itirazın iptalini istediği anlaşılmaktadır. Davacı, sorumlu olduğu işyerinin dekorasyon işleri için davalı ile anlaştığı gözönüne alındığında, ticari veya mesleki amaçla hareket etmekte olup, 6502 sayılı Kanunda tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların da 6502 sayılı Kanun kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ve davalı Tüketici Kanununda tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davanın genel hükümler çerçevesinde, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 04/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.