Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20813 E. , 2021/3830 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20813
Karar No : 2021/3830
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca re’sen tarh edilen 2010/10, 11 ve 12 dönemleri tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ihtilaflı dönemde faturalarını alarak kayıtlarına intikal ettirdiği Tuzla Vergi Dairesi mükellefi …Hırd. İnş. Gemi Tur. Tem. San. Tic. Ltd. Şti. ve Küçükyalı Vergi Dairesi mükellefi …İnş. Taş. Elekt. Met. Hırd. San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitlerin söz konusu faturaların sahte olduğunu somut bir şekilde ortaya koyamadağı dolayısıyla tarhiyatın bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, tarhiyatın kalan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, tekerrrür uygulamasında kanunda aranılan şartların gerçekleşmemiş olması dolayısıyla hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar kararın vergi ziyaı cezasının tekerrür uygulanarak artırılan kısma ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Diğer temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak açıklanmış, 229. maddesinde de, fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika, şeklinde tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef, üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığım öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımakta, bu bağlamda, Kanunda ve Kanunla verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan yasa altı düzenleyici işlemlerde öngörülen şekil şartları ile kayıt ve belge nizamına sıkı sıkıya bağlılık sözkonusu olmaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmet ifasına ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçekte yapılmış mal mübayasını ve hizmet ifasını da göstermesi gerekmektedir.
Davacının faturalarını alarak kayıtlarına intikal ettirdiği Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi …Hırd. İnş. Gemi Tur. Tem. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen …tarih ve ……sayılı vergi tekniği raporunda özetle; şirketin, 07/08/2003 tarihinde, gemi ve teknelerin bakım ve onarımı faaliyetiyle iştigal etmek üzere faaliyete başladığı, 06/05/2009 ve 06/09/2010 tarihlerinde işyeri adresini değiştirdiği, 06/10/2010’da …Den. Tur. Taş. İnş. Eml. Ltd. Şti. olan unvanını …Hırd. İnş. Gemi Tur. Tem. San. Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirdiği, 17/04/2012 tarihinde mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, şirketin 07/08/2003 tarihinde …ve …tarafından kurulduğu, müdürünün, şirket ortağı olmayan …olduğu, 12/05/2009 tarihinde …’nun müdürlük yetkisinin 10 yıl daha uzatıldığı, 13/09/2010’da …’ün hissesini …’a, …’nun ise …’a devrettiği, …’nun müdürlük yetkisinin iptal edildiği, şirket müdürlüğüne dışarıdan …’in getirildiği, …’in görevine 21/03/2011 tarihinde son verildiği, 23.06.2011 tarihinde …’un, hissesini …’ye devrettiği, şirket müdürlüğüne 5 yıllığına …’nın getirildiği, şirketin 07/07/2014’te ticaret sicilinden silindiği, 24/07/2009 tarihli yoklamada, işyeri adresinin 06/05/2009 tarihi itibariyle değiştiği, yeni işyerinin 100 m² olduğu, depo, şubesinin bulunmadığı, işçisinin olmadığı, bu adresin …’nun ikametgah adresi olduğu, faaliyet konusunun gemi yüzey temizliği ve gemi boyama işi olduğunu beyan ettiği, 20/09/2010 tarihli yoklamada, işyeri adresinin 06/09/2010 tarihinde değiştiği, yeni işyerinin 100 m², kira olduğu, şube deposunun olmadığı, işçisinin bulumadığı, faaliyetlerinin hırdavat ve iş güvenliği malzemeleri toptan ve perakende satışı olduğu, demirbaş olarak büro malzemesi ve hazır ticari emtiası olduğunun beyan edildiği, 20/01/2011 tarihli yoklamada, yeni işyerinin 50 m², kira olduğu, 2 işçisinin olduğu, demirbaş olarak işyerinde muhtelif raflar bulunduğunun tespit edildiği, 27/06/2011 tarihli yoklamada, işyerinin 170 m² civarında olduğu, şirket ortak ve yöneticilerinin olmadığı, adreslerinin bilinmediği, şirket ortağı olarak …’ı tanıdıklarını, diğer ortakların tanınmadığını, 2 ay önce işe başladılarını, sigortalarının olmadığını, işyerinde pas çözücü olduğu beyan edilen 140 bidon kimyasal sıvı ve 20-25 adet boya ve muhtelif hırdavat malzemesi olduğu, işyerinin elektrik ve telefon faturalarının ibraz edilmediğinin …ve …tarafından beyan edildiği, 17/04/2012 tarihli yoklamada işyerinin kapalı olduğu, 3 ay önce adresin boşaltıldığının tespit edildiği, 02/05/2012 tarihli yoklamada da adresin boş olduğu, 2010,2011 yılları kurumlar vergisi beyannamelerinin, 2010/7-9, 10-12, 2011 yılı kurumlar geçici vergisi beyannamelerinin, 2011/12. döneme kadar katma değer vergisi beyannamelerinin verildiği, muhtasar beyanların kira ve muhasebeci ücretine ilişkin olduğu, 527,35 TL vergi borcu ödemesi varken 103.917,24.-TL vergi borcu bulunduğu, araç kaydının, taşınmaz alım-satımının olmadığı, 2010 yılı Ba ile 2.357.312,00 TL alış beyanı varken, karşıt Bs’lerde bu mükellefe 50.051,00 TL mal satıldığının beyan edildiği, Bs’lerde 2.511.858,00 TL satış bildirdiği, diğer mükelleflerin ise 3.355.208,00 TL alış bildirdiği, KDV beyanının ise 2.550.540,90-TL olduğu, 2010/1-2011/12 arası 7.587.732,22 TL KDV beyan ettiği, alışlarını gerçekleştirdiği mükelleflerin çoğu hakkında vergi tekniği raporu bulunduğu, 18/06/2015’te şirket müdürü …’ya Kahramanmaraş’taki adresinde ulaşılamadığı, babası oğlunun nerede olduğunu bilmediğini beyan ettiği, 05/10/2015’te …’nın İstanbul’da tespit edilen adresine defter ve belge isteme yazısının gönderildiği, ancak defter ve belgelerin ibraz edilmediği hususlarına yer verilerek, şirket hisselerinin …ve …’a devredildiği 13/09/2010 tarihinden itibaren şirketin sahte fatura düzenlediği tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Yine davacıya ihtilaflı dönemde fatura düzenleyen Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi …İnş. Taş. Elekt. Met. Hırd. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda özetle; şirketin, hırdavat malzemeleri ticareti için 07/09/2010’da mükellefiyet tesis ettirdiği, 31/03/2011 tarihinde mükellefiyetinin resen terkin edildiği, 17/09/2015’te şirket müdürü …’e defter belge isteme yazısının gönderildiği, ancak görüşme mektubuna riayet edilmediği, Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından 04/04/2011 tarihli arama kararına istinaden …adlı şahsın evinde yapılan aramada şirket adına düzenlenen faturaların ele geçirildiği, şirketin 2010-2011 yılı kurumlar vergisi beyannamelerini vermediği, 2010/4. dönem geçici vergi beyanamesi ile 2011/3.döneme kadar KDV beyannamelerinin verildiği, 2010 yılı muhtasar beyanlarının kira ödemesine ilişkin olduğu, şirket adına kayıtlı araç olmadığı, 08/09/2010 tarihli yoklamada, inşaat, nalburiye malzemeleri ve inşaat faaliyetiyle iştigal edileceği, işyerinde büro malzemesi ve yaklaşık 3.000,00 TL’lik inşaat ve nalburiye malzemesi olduğunun beyan edildiği, 14/12/2010 tarihli yoklamada, işyerinin 40 m² olduğu, işyerinde bir miktar alçı, boya, muhtelif elektrik malzemeleri bulunduğu, bu emtianın yaklaşık 5.000,00.-TL olduğu, faaliyetlerinin alım satım ve araç kiralayıp nakliye hizmeti olduğu, 1 kişi büroda, 4 kişi inşaatta olmak üzere 5 işçi çalıştığının beyan edildiği, 11/01/2011 tarihli yoklamada, 07/01/2011’de kapalı olan işyerine yeniden gidildiği, orada bulunan …’ın şirket yetkilisinin yurtdışında olduğunu beyan ettiği, 02/03/2011 tarihli yoklamada, işyerinin kapalı olduğunun, 20/02/2011’de terk edildiğinin belirtildiği, 11/05/2011 tarihli yoklamada, anılan adreste 01/12/2010’dan itibaren başka bir şirketin faaliyette olduğunun, bu işyerinin 2010/11.ayda terk edildiğinin belirtildiği, 05/10/2012 tarihli yoklamada da adresin yaklaşık bir yıl önce terk edildiğinin belirlendiği, şirketin 2010 yılı defter tasdikinin olduğu, ortaklarının …ve …olduğu, şirketle ilgili sahte fatura düzenlemeye ilişkin 21/03/2011 tarihli bir vergi tekniği raporunun daha bulunduğu, şirket müdürü …hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu düzenlendiği, diğer ortak …’nin hem kendi hakkında hem de ortağı olduğu şirket hakkında vergi tekniği raporu bulunduğu, 3.459.908,41 TL vergi borcu varken, vergi ödemesinin olmadığı, 2011’de bu mükellefe mal sattığını Bs ile bildiren bulunmazken 2011 yılı KDV matrahının 2.348.626,23.-TL olduğu, davacı en son 2011/3. dönem KDV beyannamesini verdiği, fakat başka mükelleflerin bu dönemden sonra da Ba ile bu şirketten mal aldığını beyan ettiği, 2010’da mal alımında bulunulan mükelleflerin hemen hemen tamamı hakkında vergi tekniği raporu bulunduğu, en son katma değer vergisi beyannamesinin verildiği tarih esas alınarak mükellefiyeti 31/03/3011’de terkin edildiği halde, şirketin, 09/04/2011’de fatura bastırdığı, şirketin faturalarının ele geçirildiği şahsın alınan ifadesinde, ele geçirilen faturaların dizaynından yararlanmak için isimlerini hatırlamadığı matbaalardan temin ettiğini beyan ettiği, şirketin mükellefiyet tesis ettirdiği 07/09/2010’dan itibaren sahte fatura düzenlediği tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin davacının aldığı fatura içeriği ve miktarıyla birlikte değerlendirilmesinden; açılışından itibaren kısa süre içerisinde ulaşılamaz hale gelen, ekonomik verilerinde uyumsuzluk bulunan, ticari organizasyonunun karşılaması mümkün olmayan büyüklükte hacme ulaşan firmalardan alınan eleştiri konusu faturaların kayıtlardan çıkarılması suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık aksi yöndeki Mahkeme kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, tekerrür uygulamasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının cezalı tarhiyatın kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/07/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.