YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28029
KARAR NO : 2015/18153
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
Mahkemesi : Diyarbakır 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 26/05/2015
Numarası : 2013/52-2015/1069
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 06.10.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı Tüm-Sağ Bilim Tıp Merkezi Özel Hiz.Tes.Tur.San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.Hasan Kömürcü ile karşı taraftan davacı B.. E.. vekili Av.Muhsin geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin, 03.08.2005 tarihinden 17.09.2012 tarihine kadar Göz Hastalıkları Uzmanı olarak çalıştığını, çalıştığı süre içerisinde maaşının süresinde ve düzenli ödenmediğini, davacının 20.000,00 TL maaş ve hak ediş karşılığı çalıştığını, 2011/8-9-10-11-12. aylar ile 2012/1-2-5. aylar ve Eylül ayından 17 günlük ücretinin ödenmediğini, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini tam olarak kullanmadığını, davacının ödenmeyen ücretleri nedeni ile 03.08.2012 tarihinde istifa ettiğini ancak işverenin sekiz hafta çalışmasını istemesi nedeni ile çalıştığını, altı hafta çalışmasına rağmen ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile 17.09.2012 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığını, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının fazla mesai yapmadığını, hastanede milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, zira 05.05.2011 tarihinden öncesi dönemde SGK Medula Sisteminin provizyon yani hasta bakma izni vermediğini, yıllık izinlerini kullandığını, tüm ücretlerinin ödendiğini, davacının ücretlerinin çektiği kredinin işveren tarafından ödenmesi sureti ile ödendiğini, sunulan ücret belgelerinin davacının bankadan kredi çekmesini teminen verildiğini, gerçeği yansıtmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının ücretinin net 20.000,00 TL olduğu, ödenmeyen işçilik alacakları nedeni ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, dini bayramların arefe günlerinde çalıştığı, yıllık izin ücreti ile aylık ücret alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya ödenen aylık ücretin miktarı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, mahkemece davacı doktorun aylık net 20.000,00 TL ücret aldığı kabul edilmiş ise de, ücretin ispatı için sunulan belgeler davacıya bankadan kredi çekmesi için verilen belgeler olduğundan bunlara göre ücretin tespiti mümkün değildir. Emsal ücret araştırması yapılan Türk Tabibler Birliği özel hastanelerde çalışan hekimler için ücret bildirmeyeceklerini, Oftamoloji Derneği ise bu hususta bilgilerinin olmadığını belirtmiştir. Davacının başka bir hastaneye kestiği serbest meslek makbuzu özel sektörde kararlaştırılan ücretin şirketten şirkete farklılık arzetmesi olası ve olağan olduğundan delil olarak kabul edilmesi olanaklı değildir. Tek tanık beyanı ile sonuca gidilmesi ise mümkün değildir. Bu itibarla yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davacının meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalıdır. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu’ndan da bu husus sorulmalıdır. Bu şekilde toplanacak deliller toplanmış deliller ile birlikte değerlendirilerek aylık ücretin ne olabileceği belirlenmeli, işçilik alacakları da gerekirse yeniden hesaplattırılmalıdır.
Öte yandan davacının ödenmeyen ücret alacağı hüküm altına alınmış ise de, davalı vekili davacıya dava konusu edilen ücretlerin taksitler halinde ödendiğine dair davacıya atfen imza bulunan makbuzlar sunmuştur. Her ne kadar bu makbuzlar temyiz aşamasında sunulmuş ise de ödeme savunması itiraz mahiyetinde olup yargılamanın her aşamasında hatta temyiz aşamasında bile resen dikkate alınmalıdır. Bu itibarla sunulan makbuzların aslı getirtilip davacıya gösterilmeli, imza inkarında bulunulduğu takdirde usulünce imza incelemesi yaptırılmalı ve sonucuna göre makbuzlarda yazılı miktarların mahsubunun gerekip gerekmeyeceği belirlenmelidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 06.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.