YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4474
KARAR NO : 2015/11116
KARAR TARİHİ : 27.10.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2014
NUMARASI : 2014/189-2014/397
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2014 tarih ve 2014/189-2014/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ”C.” ibareli 24 ve 27.sınıf mal ve hizmetleri içeren tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli biçimde “A.” ibareli 24, 25 ve 35/6. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin itirazının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, ayrıca onların itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vereceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ”C.” ibareli markasıyla davalının ”A.” ibareli başvurusu arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama yararlanıcı ve tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu başvuru ”A.” ibaresinden oluşmaktadır. Davacı itirazına dayanak markanın asli unsuru da ”C.” ibaresidir. Her ne kadar markalar arasında yazılış, anlamsal ve işitsel bakımdan bir benzerlik bulunmamakla birlikte, söz konusu ibarelerin üzerinde kullanılacakları ürünlerin ortalama tüketicisi nezdinde görsel anlamda benzerliğe dayalı olarak iltibas tehlikesine yol açacağının kabulü gerekir. Dairemiz yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, iltibas tehlikesinin değerlendirilmesinde işaretlerin ortalama tüketici nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenimin de dikkate alınması gerekir.
Bu bakımdan dava konusu işaretlerin üzerinde kullanacakları mal ve hizmetlerin türü de dikkate alındığından görsel olarak yarattıkları izlenim itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.