YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16890
KARAR NO : 2015/22163
KARAR TARİHİ : 02.12.2015
Hırsızlık suçundan hükümlü suça sürüklenen çocuk , TCK’nun 141/1, 143, 31/3, 62/1, 50/1-b maddeleri uyarınca 7 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının katılanın zararı olan 450 TL’nin tazmin sureti ile giderilmesi seçenek yaptırıma dönüştürülmesine ilişkin BAKIRKÖY 6. Çocuk Mahkemesinin 09/05/2012 tarih ve 2011/254 esas, 2012/518 sayılı karar aleyhine sayılı kararı esas yönünden temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleş kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/09/2015 gün ve 2015/289205 sayılı tebliğnamesiyle Kanun yararın bozma isteminde bulunularak dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosyanın yapılan incelemesinde:
1-Kayden doğumlu olup, suçun işlendiği 06/02/2011 tarihinde 15 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi yerine, aynı Kanun’un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunması,
2-Hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a- Adlî para cezasına,
b-Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, … çevrilebilir” hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesi gereğince cezadan indirim sebebi olduğu, kanunî bir indirim sebebinin aynı zamanda kısa süreli hapis cezasına seçenek tedbir olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, aksine uygulamanın soruşturma sırasında zararı tamamen ve rızaen tazmin eden sanık aleyhine sonuç doğuracağından kanuna uygun olmadığının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olduğundan, Bakırköy 6. Çocuk Mahkemesinin 09/05/2012 tarih ve 2011/254 esas, 2012/518 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulması talep olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurup, onbeş yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 141/1, 143. maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 1 ay hapis cezasında, aynı Yasanın 31. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yarı oranında indirim yapılması gerekirken, maddenin 3. fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini ve hırsızlık suçunun, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanaklı suçlardan olması nedeniyle kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/1-b maddesinde yer alan aynı içerikteki “mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilmesi” tedbiri dışında diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 6. Çocuk Mahkemesi’nden verilip kesinleşen, 09.05.2012 gün ve 2011/254, 2012/518 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle;
Hükümde yer alan, kısa süreli hapis cezasının zararın tazmini seçenek yaptırımına çevrilmesine ve tedbirin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının infaz edileceğine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından ÇIKARTILMASINA,
Suça sürüklenen çocuk . hakkında, TCK’nın 141/1, 143. maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 1 ay hapis cezasının, aynı Yasa’nın 31/2. maddesi uyarınca yarı oranında indirim yapılarak 6 ay 15 güne indirilmesine, TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim ile 5 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 50/3 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının, takdiren aynı Yasa’nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20,00 TL.’den hesaplanarak, 3.240,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.