YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4144
KARAR NO : 2015/10996
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2012/100-2013/171
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2012/100-2013/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/36271 sayılı “d. t.” ibareli, 1996/168374 sayılı “d.” ibareli, 1993/148897 sayılı “diana T.M.” ibareli ve 2003/29985 sayılı”diana” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “D. t.+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere T.. T..’ne başvuruda bulunduğunu, 2010/22836 kod numarasını alan başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı’na itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1993 yılından beri “D.” markası ile üretim yaptığını, davalı markasının tescili halinde müvekkili markası ile iltibas yaratacağını, müvekkilinin itibarına zarar vereceğini ve haksız rekabete neden olacağını ileri sürerek 2012-M-379 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, marka ibarelerinin görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkiline ait tescilli 2008/14431 sayılı “doena” ibareli markasının kazanılmış hak oluşturacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı T.. T.. vekili, iptali istenen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait 2010/36271 sayılı “diana tropic” ibareli markanın çekişmeli başvurudan sonra T.. T.. kayıtlarına girdiği için incelemede dikkate alınamayacağı, davacının itiraza dayanak olabilecek markalarının ise 168374, 148897, 2003/29985 sayılı ve önceki tarihli sırasıyla “D.”, “D. T. M.”, “D.” ibarelerinden oluştuğu ve bu markalar ile dava konusu marka başvurusunun tescil kapsamlarının aynı veya aynı tür olarak yer aldığı ve KHK m. 8/1-b hükmünde aranan mallar yönünden aynı veya benzer olma şartının gerçekleştiği,davacının ‘diana’ tek veya asıl unsurlu markalarının KHK 8/4 hükmü anlamında tanınmış marka olduğunun ispat edilemediği ancak markanın kullanımla yüksek bir ayırt edicilik elde ettiği markalar arasında KHK’nın 8/1 (b) maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ayrıca davalının davacıya ait ‘D. t.’ ibareli fiili kullanımlardan haberdar olduğunda kuşku bulunmadığı ve bu nedenle başvurunun kötü niyetle yapıldığı tespit edildiği gerekçesiyle YİDK’nın 2012-M-379 sayılı kararının iptaline ve 2010/22836 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlık konusu markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olduklarının anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.