YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3542
KARAR NO : 2015/10398
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
MAHKEMESİ : Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2014
NUMARASI : 2013/107-2014/192
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile müdahale talebinde bulunan Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2003 yılında yapılan kadastro sırasında Demirköy ilçesi, Hamdibey köyü ..ada 167 parsel sayılı 11707,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Haziran 1970 tarih ve 8 numaralı tapu kaydına istinaden tarla niteliğiyle, …. ada 174 parsel sayılı 31261,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Eylül 1968 tarih ve 21 numaralı tapu kaydına istinaden tarla niteliğiyle, dava dışı Kazım Orak adına tespit ve tescil edilmiş, 2010 yılında davalıya intikal etmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazların zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmadığı ve orman olduğu, kayıt miktar fazlası bulunduğu iddiasıyla dava açmış; Orman Yönetimi, taşınmazların orman olduğu iddiasıyla davaya müdahale talebinde bulunmuş; mahkemece, dava konusu 101 ada 167 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının davasının reddine, dava konusu 101 ada 174 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının davasının kabulü ile taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1627,47 m²’lik kısmı, (B) harfi ile gösterilen 2192,54 m²’lik kısmı ve (C) harfi ile gösterilen 2336,49 m² olmak üzere toplam 6156,50 m2’lik kısmına ilişkin tapunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile müdahale talebinde bulunan Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1966 yılında seri bazda yapılan orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılıp kesinleşen evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) Müdahale talebinde bulunan Orman Yönetiminin temyiz istemi yönünden;
Orman Yönetiminin usûlüne uygun bir katılımı veya usûlünce açılmış bir davası bulunmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddine karar vekmek gerekmiştir.
2) Davalı kişi vekilinin temyiz istemi yönünden;
Davacının temyiz dilekçesi davalı kişi vekiline 10/10/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, katılma yoluyla temyiz dilekçesi ise, HUMK’nın 433. maddesinde öngörülen 10 günlük kanunî süre geçirildikten sonra davalı kişi vekili tarafından 24/10/2014 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarih ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar
verilebileceğinden ve süresinden sonra temyiz isteminde bulunulduğundan, davalı kişi vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar vekmek gerekmiştir.
3) Davacı Hazinenin 101 ada 167 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazın 1966 yılında kesinleşen orman kadastrosunda iç parsel olarak orman sınırı dışında bırakıldığı, eski tarihli resmî belgelerde de orman sayılmayan yerlerden olduğu, tespite esas alınan değişir sınırlı tapu ile taşınmazın yüzölçümü karşılaştırıldığında kayıt miktar fazlalığı var ise de, incelenen resmî belgelere göre öncesi itibarı ile hiçbir zaman orman olmadığının belirlendiği, 1966 yılında orman kadastrosunun kesinleşmesiyle tapudaki orman sınırının sabit hale geldiği ve üzerinden 20 yıldan fazla zaman geçtiği, dolayısıyla artık kayıt miktar fazlasının ormandan kazanıldığından sözedilemeyeceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
4) Davacı Hazinenin 101 ada 174 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece verilen karar, usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde “Vakıflar Bankası” lehine ipotek şerhi verildiği anlaşılmaktadır. Davada, davalı sıfatının, tapu maliki ile ipotek sahibi olarak adı yazılan Vakıflar Bankası A. Ş’ne ait olması gerekmektedir. Ancak, davacı dava dilekçesinde davalı olarak sadece tapu malikine husumet yönelterek dava açmıştır. Bu nedenle, ipotek sahibi olan Vakıflar Bankası A. Ş. davaya dahil edilerek taraf oluşturulup savunma ve delilleri de sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenip yazılı olduğu gibi karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı kişi vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine,
3)Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin 101 ada 167 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
4) Dördüncü bentde açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin 101 ada 174 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parsel yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 04/11/2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.