YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18649
KARAR NO : 2015/22247
KARAR TARİHİ : 02.12.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/143739
MAHKEMESİ : Hanak Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2012
NUMARASI : 2010/69 (E) ve 2012/85 (K)
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki karşı işyeri dokunulmazlığını bozma ve müşteki karşı hırsızlığa teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yasa yolu açık olup, görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik’in 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)5237 sayılı TCK’nın 50/3.maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkûm olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4.maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
c)Soruşturma aşamasında müştekinin bakkal dükkanından çalınan bir kısım malların yeri gösterilerek müştekiye iadesinin sağlanması karşısında,müştekiden soruşturma aşamasındaki kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığı sorularak ,rızasının bulunduğunun tespiti halinde suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.