Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/12573 E. 2015/28551 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12573
KARAR NO : 2015/28551
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2011/388776
MAHKEMESİ : İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/06/2011
NUMARASI : 2010/901 (E) ve 2011/690 (K)
SUÇ : Özel belgede sahtecilik, hakkı olmayan yere tecavüz

I- Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan
mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada suç tarihi itibarıyla sabıkası bulunmayan sanığın yüklenen suç nedeniyle oluşan bir zararın bulunmaması da dikkate alınarak hukuksal durumunun belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu halde “Katılanın şikayetini devam ettirmesi” şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
II- Sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- Sanığın aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmeyerek suça konu yerin sağlığında bakımını yaptığı ablası Tevhide tarafından aslında kendisine verildiğini, muvazaalı olarak tanık Kamile adına tescil edildiğini, bu yer ile ilgili tapu iptal tescil davası açtığını
savunması, katılanın K.. Y..’dan aldığı suça konu gayrimenkulun sanık tarafından işgal edilmesi nedeniyle tahliye davası açtığını belirtmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve eylemin hukuki ihtilaf boyutunda kalıp kalmadığının tespiti bakımından bahse konu dava dosyalarının getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Sanığa yüklenen suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yargılamaya
devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,15.09.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.