Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3802 E. 2015/10990 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3802
KARAR NO : 2015/10990
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2014
NUMARASI : 2013/151-2014/232

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2014 tarih ve 2013/151-2014/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşımacılık sektörünün önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, aynı sektörde bulunan V. Turizm Seyahat A.Ş.’nin “V.” ibareleri markaların müvekkilince satın alındığını ve söz konusu markaların hak sahipliğinin müvekkiline devredildiğini, davalıya ait “www…com” ibareli internet sitesinde müvekkilinin tescilli markaları kullanılarak dava dışı taşıma firmalarının ilan verdiğini ve bu firmaların tanıtımlarının yer aldığı ilgili sayfaların bulunduğunu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüzün yanı sıra TTK 55/5 çerçevesinde haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının internet sitesinde müvekkili şirketin markasının kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, internet sitesinin ilgili sayfalarına erişimin engellenmesine, 556 sayılı KHK’nın 66/b maddesi uyarınca hesaplanacak tazminattan şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
Davalı vekili, “www.evdenevenakliyat.com” adresli internet sitesinin müvekkiline ait olduğunu, davacının marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerin kendisine ait olan internet sitesinde gerçekleştirilmiş olmasına rağmen kendisinin kontrol edebileceği bir alan içinde bulunmadığını ve bunu engellemeye yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerik sağlayıcı konumunda olup internet ortamında her türlü kullanıma sunulan içerikten sorumluluğu olduğu ancak içerik sağlayıcının başkasına sağladığı bir başkasına ait içerikten sorumlu tutulamayacağı, davalının internet ortamında çok sayıda içeriği kontrol etmesinin mümkün olmadığı, sunuş biçiminden bağlantı sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeriğe ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise genel hükümlere göre sorumlu olabileceği ayrıca davacı tarafından davalıya herhangi bir ihtarat yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, internet sitesine erişimin engellenmesi, ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, içerik sağlayıcı konumunda olan davalı tarafa ihtarat yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı savunmasında davaya konu internet sitesini kapattığını belirtmiş fakat dava açılmadan önceki bir tarihte internet sitesini kapattığını da ispat edememiştir. Bu durumda, mahkemenin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru ise de, davanın açılmasına davalı sebep olduğundan davalı yararına vekalet ücreti takdiri doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca kararın, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının (3) nolu bendininin hükümden çıkarılmasına, kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.