Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1881 E. 2015/11056 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1881
KARAR NO : 2015/11056
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/11/2014
NUMARASI : 2013/45-2014/242

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2014 tarih ve 2013/45-2014/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, müvekkil şirketin 19.01.1990 tarihinde sicile tescil olunduğunu, adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2004/33020 sayılı hizmet markasına, davalı şirketin, gerek ticaret unvanı ile ve gerekse “tr” ibareli olarak adına tescil ettirmiş bulunduğu internet sitesindeki “A. Reklam” ibaresinin kullanılması suretiyle tecavüz ettiğini, her iki şirketin faaliyet alanının aynı olduğunu ileri sürerek, tecavüzün önlenmesi ve refini, davalı adına kayıtlı internet alan adının ve ticaret unvanındaki “A. Reklam” ibaresinin sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tescilli “A. Reklam” ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığını, markasal bir kullanımı olmadığını, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davacının müvekkiline 09.07.2008 tarihli noter ihtarnamesi ile marka hakkına tecavüzden vazgeçilmesi için uyarıda bulunduğunu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı markası ile davalı ticaret unvanının esaslı unsurlarının “A.” kelimesi olduğu, markanın tescilli olduğu sınıflar ile davalı ticaret unvanının faaliyet alanının aynı olmamakla birlikte benzer olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince ticaret unvanının markaya tecavüz oluşturması için unvanın markasal kullanımının şart olduğu, davalının ticaret unvanını markasal olarak kullanmadığı davacının ticaret unvanı tescilinin daha önce olmasına karşın davalının 22/10/1997’de gerçekleştirilen ticaret unvanı tescilinden ve 09/11/2007’de gerçekleştirilen www.a..com.tr alan adını kullanımını uzun bir süredir bildiğinden sessiz kalmakla hak kaybına uğradığı, kaldı ki davacının 09.07.2008 tarihinde ihtarname ile davalı taraftan haberdar olduğu ancak yaklaşık beş yıllık bir süre boyunca dava hakkını kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.