Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16772 E. 2015/21623 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16772
KARAR NO : 2015/21623
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/305330

Hırsızlık ve hırsızlığa teşebbüs suçlarından sanıklar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 142/2-b, 142/2-son ve 35/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 4 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun’un 53/1-ab-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına dair Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 03/11/2011 tarihli ve 2010/42 esas, 2011/275 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31/08/2015 gün ve 2015-17783/57507 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/09/2015 gün ve 2015/30530 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma” güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sanıkların yalnızca kendi alt soyları üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ALAÇAM) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 03.11.2011 gün ve 2010/42, 2011/275 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle;
TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkra c bendinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sanıkların kendi alt soyları üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihlerine kadar uygulanmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.