YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4417
KARAR NO : 2015/11013
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2014
NUMARASI : 2014/79-2014/194
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/07/2014 tarih ve 2014/79-2014/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, S.Alkol ve Tütün San ve Tic. A.Ş’nin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların görevlerini yerine getirmeyip şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek 250.000 TL’nin zarar tarihinden itibaren en yüksek banka kredi faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, davacı şirketin kurucu ortağı olan davalının sermaye borcunu yerine getirmediğini, bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalıların görevlerini yerine getirmedikleri, bu sebeple şirketin zarar gördüğü, birleşen dosyada da davalının taahhüt ettiği sermayeyi ödemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, 250.000 TL’nin 16.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, birleşen dosyada itirazın iptaline, asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl davaya yönelik olarak davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davaya yönelik olarak davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davaya yönelik olarak davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.