Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4081 E. 2015/11061 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4081
KARAR NO : 2015/11061
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2014
NUMARASI : 2014/42-2014/275

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2014 tarih ve 2014/42-2014/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalılardan M.H. Ö.’nın diğer davalı TPE nezdinde A. K. VE M. SAN. ibareli markayı adına tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli A. ve A. esas unsurlu markalar mesnet gösterilmek suretiyle başvuruya itiraz edildiğini, müvekkilinin itirazının nihayetinde TPE YİDK tarafından verilen 2013-M-7371 sayılı karar ile reddedildiğini, müvekkiline ait markanın tanınmış marka olduğunu, her iki markanın esas unsurunu oluşturan kelimelerde sadece bir harfin farklı bulunduğunu, davalı M.H. Ö. markasının tescil edilmek istediği 6. sınıfta yer alan malların müvekkilinin markalarının tescili kapsamında da yer aldığını, bu durumun KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında tescile engel teşkil ettiğini, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından istifade etmek amacıyla kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek TPE YİDK tarafından verilen 2013-M-7371 sayılı kararın iptaline, markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; TPE YİDK tarafından verilen kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı M. H. Ö. vekili; müvekkilinin 1965 yılından beri para kasaları imal ettiğini, bu alanda bilinen ve tercih edilen bir firma olduğunu, tescil talebinin iyi niyetle yapıldığını, davalı markasından faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, markaların tescil kapsamındaki ürünlerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; başvuruya konu markanın tescil edilmek istendiği 6.12. alt grupta yer alan malların davacı markalarının kapsamında kalan ürünler ile benzeştiği, diğer ürünler yönünden benzerliğin bulunmadığı, tescil kapsamında yer alan madeni para kasaları bakımından çelik ibaresinin tanımlayıcı olduğu, bu ibare haricinde kalan AS ve AR ibarelerinin farklı anlamlar taşıdığı, ortalama tüketicilerin tescil kapsamı mallar bakımından bilinçli tüketiciler olduğu, bu nedenle markalar arasında KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markaların aynı ya da benzer olmaması, davacı markasının tanınmışlık düzeyinde bulunduğu beyaz eşya sektörü ile 6. sınıfta yer alan malların farklı bulunması ve KHK’nın 8/4. maddesinde belirtilen risklerin doğmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.