Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4096 E. 2015/10980 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4096
KARAR NO : 2015/10980
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2014
NUMARASI : 2014/132-2014/322

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2014/132-2014/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ”P. M. MARKET ŞEKİL” ibaresinin tescil başvurusuna karşı müvekkili şirkete ait ”P.” ve ”P. S.. VE TİCARET A.Ş” markaları ile aynı ve benzer olduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, TPE YİDK’nın kararıyla itirazın reddine karar verildiği, müvekkili şirketin ‘P.’ markasını ticaret ünvanı olarak da kullandığı, davalının asıl amacının müvekkili şirket markasının ticari itibarından ve bilinirliğinden yararlanarak haksız kazanç sağlamak olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini, marka tescil edilmiş ise hükümsüz sayılmasını ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı N.. Ç.. vekili, davacı yanın iddialarına ilişkin Ankara 1. FSHHM’nin 2012/53 Karar no.lu ilamının olduğunu, bu davanın açılmasının usule aykırılık teşkil ettiğini savunmuş; davalı vekilince 11.11.2014 günü karar duruşmasından sonra sulh olma isteğine dair dilekçe gönderildiği anlaşılmıştır.
Davalı TPE vekili, dava konusu markanın kapsamında hizmetler yer almakta iken, davacıya ait markanın kapsamında malların yer almakta olduğunu, markaların kapsamında yer alan mallar/hizmetlerin birbirinden tamamen uzak sınıflarda yer alan aralarında hiçbir benzerlik bulunmayan mallar ve hizmetler olduğunu, davalı markası ile davacı markaları arasında genel izlenim olarak kısmi benzerlik bulunması ve kapsadıkları mallar hizmetler yönünden benzerlik bulunmadığından ibareler arasında karıştırılmaya sebebiyet verebilecek bir durum söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; başvuru markası ile itiraza gerekçe markaların tescil sınıflarının farklı olduğu, bununla birlikte, davalı başvurusunun 35.07 alt grupta yer alan perakendecilik hizmetleri yönünden, davalının P. markalı 29.sınıf malları da satması mümkün olduğundan, bu tür mallar ile 35.07 alt grup hizmetlerin ilişkili ürünler olduğu, sair hizmetlerin farklı olduğu, “P.” ibaresinin her iki markanın da asıl unsuru olduğu anlaşılmakla, başvuru markasının benzer hizmetler yönünden tescil olunmasının 556 sayılı KHK’nın 8/1 (b) m. anlamında karıştırma ihtimaline yol açacağı, davacı markalarının
tanınmış olduğu iddia edilmiş ise de buna ilişkin yeterli delil sunulmadığı ve KHK’nın 8/4 maddesindeki risklerin gerçekleşeceğinin ispat edilemediği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Türk Patent Enstitüsü vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı ve davalı TPE’den temyiz harcı ayrı ayrı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.