Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15820 E. 2015/11187 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15820
KARAR NO : 2015/11187
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

MAHKEMESİ : BURSA (KAPATILAN) 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2014
NUMARASI : 2014/154-2014/241

Taraflar arasında görülen davada Bursa (Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/2014 tarih ve 2014/154-2014/241 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı şirketin %1 oranında hissedarı aynı zamanda davacı şirketi temsile yetkili kişi olduğunu, davalı tarafından davacı şirket aleyhine şirket yönetiminden kaynaklı ücret alacağının tahsili talebiyle icra takibi yapıldığını, davalının herhangi bir ücret alacağının bulunmadığını, şirketin G. Bankası Y.B. Şubesi’ndeki hesabına bloke konularak 48.687,15 TL’nin haksız olarak ödendiğini ileri sürerek; davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen paranın istirdadına, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalıya şirket işlerini yapabilmesi için vekaletname verildiğini, davalının aynı zamanda davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, icra takibinde talep edilen ücret alacağının yönetici sıfatı ile değil vekil ve çalışan olarak hizmet verilmesinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın konusunun işçilik alacağı olduğu, yöneticilikle ilgili bir alacak iddiasının bulunmadığı, bu suretle davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştikten sonra tarafların iki haftalık süre içerisinde müracaatı halinde dosyanın görevli Bursa İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı Z.. Ş.. tarafından şirket ortağı ve vekili olan davalı aleyhine açılan davada; davalı tarafından şirket yönetiminden kaynaklı ücret alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istenmiş; davalı vekilince, davalının aynı zamanda davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğu icra takibi ile talep edilen ücret alacağının vekil ve çalışan olarak hizmet verilmesinden kaynaklandığı savunulmuştur. Bu suretle; mahkemece davalının SGK kayıtları ile davacı şirket kayıtları getirilerek, davalının davacı şirkette sigortalı işçi olarak çalışıp çalışmadığının, icra takibiyle istenen
alacağın işçilik alacağı olup olmadığının, davalıya verilen vekaletin kapsamı da tartışılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile davanın konusunun işçilik alacağı olduğu belirtilmek suretiyle yazılı gerekçeyle mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.