YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17796
KARAR NO : 2015/29532
KARAR TARİHİ : 26.11.2015
MAHKEMESİ : İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2015
NUMARASI : 2015/30-2015/259
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun takip talebine uygun çıkarılan ödeme emrine ilişkin temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda diğer şikayetleri ile birlikte ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, takipten kıymet takdiri raporunun tebliği ile haberdar olduğunu belirterek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece tebligatın usulüne uygun olduğu ve takip talebine uygun şekilde ödeme emri çıkarıldığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda ödeme emri tebliğine ilişkin 25.01.2013 tarihli tebligat mazbatasında; “muhatabın adresinin kapalı olduğu, yönetici A.. U..’den sorulduğunda işte olduğu öğrenildi, sözlü beyanından anlaşıldığından, tebliğ evrakı TK 21.madde gereğince mah muhtarı M.. T..’a tarihinde teslim edilmiş olup, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmış ve en yakın yöneticiye A.. U.. haber verilmiştir.” şerhi yer almaktadır.
Söz konusu tebligatta muhatabın adreste bulunmadığını, işte olduğunu beyan eden yöneticinin imzası alınmadığı gibi imzadan imtina durumu da saptanmamıştır. Tebligatta yer alan “sözlü beyanı” ifadesi, imzadan imtina edilip edilmediğinin belirtilmemiş olması karşısında tebligatı usulüne uygun hale getirmemektedir.
Bu hali ile tebliğ işlemi 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüzdür.
O halde mahkemece Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca borçlunun usulsüz tebliği öğrendiği tarihin tebliğ tarihi olduğuna karar verildikten sonra, bu durumda da şikayetin (5) günlük yasal sürede olduğunun kabulü ile borçlunun diğer şikayetlerinin incelenmesi gerekirken, tebligat usulüne uygun kabul edilerek istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.