Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/2770 E. 2015/19527 K. 15.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2770
KARAR NO : 2015/19527
KARAR TARİHİ : 15.10.2015

Mahkemesi : İzmir 11. İş Mahkemesi
Tarihi : 03/11/2014
Numarası : 2013/659-2014/693

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalıya ait işyerinde 14.01.2013-21.10.2013 tarihleri arasında muhasebe elemanı olarak çalıştığını ancak fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini belirterek bu işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının müvekkili şirket bünyesinde 14.01.2013-21.10.2013 tarihleri arasında çalıştığını, fazla çalışma yapmadığını, resmi ve dini bayramların 3 ve 4 ncü günlerinde nöbet esasına göre çalıştığını, bu günlerin izinlerini de uygun zamanlarda kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulmuştur.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenip ödenmediği konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davalı tarafından tanzim edilen Ocak 2013 bordrosunda fazla mesai adı altında 790.94 TL tahakkuk yapılmış ve davacının banka hesabına yatırılmıştır. Davacıya 2013 yılı Ocak ayına ilişkin fazla mesai ücreti ödenmiş olduğundan 2013 yılı Ocak ayı fazla mesai hesabında dışlanmalıdır. Ayrıca davacının kullanmış olduğu yıllık izin süreleri fazla çalışma hesabında dikkate alınmalıdır. Mahkemece fazla mesai hesabında 2013 yılı Ocak ayı dışlanmadan ve davacının izinde bulunduğu zamanlar dikkate alınmadan fazla mesai hesabı hatalı olmuştur.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.