Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/5729 E. 2015/6841 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5729
KARAR NO : 2015/6841
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava haksız tahliye nedeni ile maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 01/01/2009 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı iken davalıların sahte olarak oluşturdukları tahliye taahhüdüne dayanılarak.. İcra Müdürlüğünün 2010/6239 sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinde kiralananın tahliyesinin talep edildiğini, süresinde itiraz etmediğinden takibin kesinleştiğini, müvekkilinin düzenlenen sahte belgeye dayanılarak yapılan haksız takip sonucunda kiraladığı işyerinden tahliye edildiğini, davalılar hakkında … Ceza Mahkemesinin 2010/1262 sayılı dosyası ile sahtecilik suçundan kamu davası açıldığını, belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın yasal faizleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili ise tahliye taahhüdündeki imzanın davacıya ait olduğunu, tahliye taahhüdü dışında başka tahliye sebeplerinin de bulunduğunu, ceza mahkemesi dosyasında kesin hükmün mevcut olmadığını, müvekkillerinin halen dahi alacaklı olduklarını davacının haklı tahliye sonrasında uğradığını iddia ettiği zarar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.089,95 TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK nun 209/1. maddesinde “Adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme tabi tutulamaz.” şeklindeki düzenleme ile bir senette bulunan yazı ve imzanın inkarı halinde sahteliği hususunda bir karar verilinceye kadar senedin hiçbir işleme dayanak yapılamayacağı hususu düzenlenmiştir.
Olayımıza gelince; Davacı kiracı hakkında yazılı tahliye taahhüdüne dayanılarak kiralananın tahliyesi için … İcra Müdürlüğünün 2010/6239 E. Sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibi sonucunda davacı kiracı 31/07/2010 tarihinde kiralanandan tahliye edilmiştir. Dosya arasında bulunan… Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2012 tarih ve 2010/1262 Esas 2012/1074 Karar sayılı kararına göre davalılar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dolayı cezalandırılmaları istemiyle açılan davada Mahkemece eylemin kimin tarafından ne amaçla yapıldığı hususunda ve belgenin inandırıcılığı hususunda tereddüt oluştuğundan isnat edilen suçun işlendiği yönünden kesin bir kanaate varılmadığından sanıkların beraatlarına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar ceza hakiminin kanıt yetersizliği nedeni ile verdiği beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de yukarıda açıklanan HMK nun 209/1. Maddesinin amir hükmü uyarınca, davanın esasını oluşturan tahliye taahhüdünün, sahteliği iddiasıyla açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.